KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.8791 TL
  • 6.5923 TL
  • 7.6070 TL
Kocaeli Zirve
Onların çok çocuğu var…
Onların çok çocuğu var…
Yaşam
23 Kasım 2012 Cuma 16:59
  • 995
  • 0

Onların çok çocuğu var…

Hep merak etmişimdir kendi çocuklarına yetişebiliyorlar mı?

Çünkü o kadar çok manevi çocukları var ki onların… 

Kimlerden mi bahsediyorum? Elbette sevgili öğretmenlerimizden.
Kendi açımdan düşünürsem her okul sürecimde birçok anne ve babam oldu. 
Tabii ilkokul öğretmenlerimiz biraz daha öncelikliydi. 
Ağlayarak geldiğimiz ilkokul sıralarından yine ağlayarak ayrıldık.
Ben aslında anne kucağından ayrılırken pek bir sıkıntı yaşamadım. 
Ama sıkıntı yaşayan birçok arkadaşım oldu. 
Bu sıkıntıyı aşmak onları eğitime hazırlamak hiç de kolay bir süreç değil. 
Hani derler ya anne şefkatinin yerini hiçbir şey dolduramaz. 
İşte onlar bu şefkatin yerini dolduran tek varlıklar…
Eğitim süreci de ayrı bir sıkıntı. 
Her bir çocuğun ilgi odağı ve öğrenme süresi farklı. 
Mesela ben... Okumayı çok kısa sürede çözdüğüm söylenemez. 
Nasıl bir sabırdır bilemiyorum. Hiç mi tükenmezler? 
Acaba evlerine gittiklerinde aynı sabrı kendi çocuklarına gösterebiliyorlar mı? 
Bilmiyorum ama öğretmen çocuğu olmak da herhalde pek kolay bir şey değil…
***
Özellikle ilkokul öğretmenleri nelerle karşılaşıyor...  
Benim gibi okumayı geç çözen mi ararsın, zeki olup kabına sığamayan mı… 
Ama dedim ya ayrım yoktur onlarda. 
Tabii öğrenci olarak öğretmenlerimize yaşattığımız vukuatlar da ayrı bir konu. 
Bir çok arkadaşımın derste altına yaptığını hatırlıyorum, 
Kendimi de es geçmeyeceğim, mesela ben de bit avcısıydım. 
Okulda var olan biti bulur soluğu öğretmenimin kucağında alırdım.
Dediğim gibi ağlayarak geldiğimiz ilkokuldan yine ağlayarak ayrıldık. 
Çünkü öğretmenlerimizi artık anne-baba yerine koymuştuk ve  onlardan ayrılıp yeni bir yuvaya uçmak hiç de kolay olmamıştı.
Bizim dönemimizde ilkokuldan sonra ortaokul vardı. 
Burada hayata başka türlü hazırlandık.
Geleceğimizin temelleri burada atılıyordu. 
Hele yaş olarak geçiş sürecindeki öğrencilerin ilgi odağını bir arada tutmak kolay bir iş değil….
En zoru ise lise dönemi.
Çalışkan olmama rağmen kolay bir öğrenci de değildim. 
Zaten okulun yüzde doksanı benim gibiydi. 
Ah bu ergenlik dönemi… Bütün çileleri öğretmenlerimiz çekiyor bu dönemde. 
Derse adapte etmek, yaşanan acemi aşklarda ürkütmeden kılavuz olmak ve en önemlisi üniversiteye hazırlamak.
***
Gerçi şunu da söylemek istiyorum, bizim dönemimizin öğretmenleri biraz daha öğrenci yönünden şanslıydı. 
Eğitim kurumlarının özelleşmesinden sonra paranın gücünün eğitime farklı bir boyut kazandırdığını düşünüyorum. 
Bir kere biz ne kadar yaramaz olsak da saygımızı ve sevgimizi kaybetmezdik.
Şimdi paranın gücüyle öğrenciler ve aileleri bile saygı sınırlarını bayağı zorluyor. 
Eskiden sınıfın patronu öğretmenken şimdi öğrenciler… 
Öğretmenlerimizin haklarının da savunulduğunu düşünmüyorum.
Hani üzerlerine yüklenmiş olan misyon var ya… Sanki onlar haklarını bizler gibi arayamaz intibası oluşmuş toplumumuzda. 
“Sen öğretmensin, öyle çıkışlar yapamazsın, senin hakkım dediğin aslında savunamayacağın bir hak” 
Maalesef şu anda öğretmenlerimize yüklediğimiz misyon da böyle…
Yüce bir meslek ama ülkemizde doğru yerde ve önemde olduğunu düşünmüyorum. 
Maalesef ezilen toplumun ezilen öğretmenleri durumundalar.
Bana emeği geçen özellikle ilkokul öğretmenim Nuran AKTAŞ`ın ve diğer tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun…
 
 
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ