KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 6.0857 TL
  • 6.8088 TL
  • 7.7202 TL
Kocaeli Zirve
Osteoporos (kemik erimesi) ve beslenme
Osteoporos (kemik erimesi) ve beslenme
Yaşam
17 Aralık 2010 Cuma 12:28
  • 1797
  • 0

Osteoporos (kemik erimesi) ve beslenme

Bu hafta, çevremizde özellikle yaşlı bireylerde sıklıkla rastladığımız bir kemik hastalığından ve bu konuda beslenmeyle neler yapabileceğimizden bahsetmek istiyorum.

Kemik erimesi (Osteoporos), kemik yapısında bulunan, özellikle protein diziliminin çeşitli sebeplerle seyrelmesi neticesinde oluşan bir iskelet sistemi hastalığıdır. Kemiklerde hassasiyet, kemik kırıkları, boy kısalmasıyla karakterizedir. Yapılan araştırmalar, özellikle 50 yaş üstü her 3 kadından birinde ve her 5 erkekten birinde kemik erimesi oluştuğunu göstermektedir. Bu oran meme kanseri ve/veya prostat kanseri görülme sıklığından daha fazladır. 
En büyük etken yaş
Kemik yoğunluğu yaş ilerledikçe azalmaktadır. Bu sonuç, vücut metabolizması neticesidir. Üstüne üstlük, diğer risk faktörleri için zemin hazırlanmışsa, Osteoporos kaçınılmazdır.
Yanlış beslenme
Büyüme ve gelişmeyle birlikte, uygulanan beslenme düzeni önemlidir.  Tek tip beslenme, özellikle protein ağırlıklı, sebze ve meyveden uzak, yeterli Kalsiyum ve D vitamini alımı yapılmamış bir örüntü, kemik yoğunluğunun her geçen gün azalmasına sebep olacaktır.
Hareketsiz yaşam
Gençlikten yaşlılığa giden yolda, gerek sağlıklı olabilmek gerek geleceğe hazırlanmak için hareketsiz yaşamdan uzak durulmalıdır.  Unutmayalım ki, kemik kütlesinin artması uygun egzersiz planıyla desteklenmelidir. Bu süreçte, boya ve yaşa göre ideal kiloda olabilme de sağlanmış olur. Böylece en uygun kas, yağ, kemik kitlesiyle Osteoporos riskinin de önüne geçilmiş olunur.
Kalıtsal faktörler
Genler, kemik erimesi konusunda da etken. Annesi kemik erimesi olan bir kadının kendisinin de benzer sorunla karşılaşması riski, diğer kadınlara göre iki kat fazladır.
Mevcut hastalıklar
Kronik hastalıklar, örneğin diyabet, böbrek, karaciğer, kalp ve eklem hastalıkları, tiroid ve sindirim sistemi sorunları, astım, nörolojik hastalıklar gibi birçok hastalığın kemik yoğunluğunda değişikliklere neden olduğu bilinmektedir. Bu noktada bilinçli olmalı ve tedavi esnasında doktorumuzun önerilerine dikkat etmeliyiz.
Alkol ve sigara kullanımı
Yıllar boyunca içilen sigara ve yoğun alkol tüketiminin kalsiyum emilimini etkileyerek kemik erimesine sebep olduğu, yapılan araştırmalarla desteklenmektedir.
Önceden oluşmuş kemik kırıklıkları
Şiddetli bir travma olmaksızın gelişmiş olan kemik kırıkları, kemik yoğunluğunun etkilenmesine sebebiyet verir. Öyle ki, başka bir risk faktörünün varlığıyla paralel olarak kırık yaşamış bir kadın için risk 1,5 – 9,5 kat artmaktadır.
Osteoporos tedavisinde genel yaklaşım
Öncelikli hedef, oluşabilecek kemik kırıklarının önüne geçmektir. Bu nedenle, diyetle ve supplementlerle kalsiyum ve D vitamininin ideal ölçüde alınması sağlanır. Fiziksel aktiviteyi arttırabilmek adına yapılan düzenli egzersizlerle hastaya güç ve esneklik kazandırılır. Düşmenin engellenmesi adına da egzersiz yararlı olacaktır.
Osteoporos için beslenme tedavisi
Yeterli ve dengeli beslenme ilkesi, temel kuralımız. Az ve sık beslenirken, öğünlere ideal besin öğesi dağılımı yaparak yeterli ve dengeli beslenebiliriz. Gerek risk varlığında gerekse gelecekte osteoporos oluşmaması adına büyüme ve gelişme süresince, yeterli ve dengeli beslenmeliyiz. Beslenme bilincinin çocuk yaşlardan oluştuğunu ve kemik kalsiyum deposunun da çocuk yaşlarda başlayıp, yetişkinlikte devam ettiğini unutmayalım.
 

KALSİYUMCA İDEAL BESLENME
Vücudun yaklaşık yüzde 1,5‘unu oluşturur. Vücut kalsiyumunun yüzde 99‘u da kemiklerin yapısındadır. Besinlerle alınan kalsiyumun vücut tarafından kullanılma oranında artış ve azalışlar için besinlerde bulunan diğer öğeler etkendir. Asitli gıdalar, D Vitamini, süt şekeri laktoz bu oranı arttırırken; tahıllarda bulunan fitik asit ve çayda bulunan tanin, kalsiyumun kullanılabilirlik oranını azaltmaktadır.  kalsiyumun vücut tarafından kullanılabilirlik oranı (emilim), besinin içinde bulunan formuna göre farklılıklar gösterir. En iyi kaynaklar emilebilen kalsiyumu en çok içeren besinlerdir. 

En iyi kaynaklar: Süt ve ürünleri, sardalya, hamsi gibi küçük, kılçıklı balıklar ve istridye, karides gibi kabuklu deniz hayvanlarıdır.

İyi kaynaklar: Pekmez, susam, fındık ve fıstık gibi yağlı tohumlar, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut vb.), kurutulmuş meyveler (kuru erik, kuru kayısı, kuru üzüm, hurma, kuru incir vb.)

Orta derece içerenler: Yeşil sebzeler, yumurta, portakal, limon, çilek.

Zayıf kaynaklar: Tahıllar ve diğer taze sebze ve meyveler
         
Uygun D vitamini alımı
D vitamini, kalsiyumun vücutta emilmesinde gereksinim duyduğu temel vitamindir. En çok gün ışığıyla alınır. Besinlerden somon gibi yağlı balıklar, karaciğer ve yumurta sarısı en zengin D vitamini İçeren besinlerdir. Özellikle yaşlılıkta evde yaşam nedeniyle güneşten yararlanamama, D vitamini alımını azaltmaktadır.
Destek vitamin ve mineraller
Kalsiyum emilimine destek olan önemli mineraller arasında çinko, magnezyum, potasyum ve fosfor sayılabilir. Destek vitaminlerse C ve K vitaminidir.  Beslenmemizde besin çeşitliliğine yer vererek, gerekli
Sağlıklı günler…

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ