KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.7880 TL
  • 6.4414 TL
  • 7.4606 TL
Kocaeli Zirve
Pişmaniye yeniden doğuyor
Pişmaniye yeniden doğuyor
Yaşam
16 Aralık 2011 Cuma 13:53
  • 4658
  • 11

Pişmaniye yeniden doğuyor

Kocaeli’de yayınlamak için yazılabilecek en zor yazı konusu gibi geliyor bana pişmaniye.

Aslında düşününce, her adım başı rastladığımız bu enfes yiyeceğe ne kadar da uzak olduğumuzu anlıyorum. Kocaelililer pişmaniye yemiyor, onu şehir dışına çıkarken götürülecek bir hediye olarak görüyor. Sonra ne mi oluyor? Gittiği yerde pişmaniyeyi en çok, götüren kişi yiyor. Bir arkadaşım, hayatında ilk pişmaniyeyi Londra`da yediğini söylemişti. Pişmaniyeyi Londra`da nereden mi bulmuş? Tabii ki, eşe dosta dağıtmak için  kendisi götürmüş. Şimdi yine pişmaniye yiyebilmek için bir seyahate çıkmayı bekliyor.

***

İşte böyle enteresan, gizemli bir tatlı pişmaniye… Tadına zaten diyecek bir şey yok ancak pişmaniye biraz pazarlama kurbanı olmuştu. Neyse ki son zamanlarda, hayli kötü durumda olan imajı düzelmeye başladı. Pişmaniye artık ruh sıkan paketler, insana sevimsiz şeyler anımsatan ambalajlardan kurtuluyor. Daha albenili, modern paketlere giriyor. Farklı aromalarla çocuklara ve gençlere de hitap etmeye başlıyor. Pişmaniyeyi, yol kenarındaki ışıldaklı pişmaniye dükkanlarında değil, direk yapıldığı yerde, Öz Can Pişmaniye`de  ziyaret ettim. İsmi ‘peşmin` kelimesinden türemiş olan pişmaniyenin bir Osmanlı tatlısı olduğunu, Farsca`dan gelen bu kelimenin kabartılmış yün anlamına geldiğini de orada öğrendim.



Yaşar Bey, pişmaniye sadece Kocaeli`ye ait bir tatlı mı?
İlimize mal olmuş olsa da pişmaniye sadece Kocaeli`de değil, Anadolu`nun birçok yerinde yapılıyor. Kastamonu`da çekme helva, Kandıra`da keten helva, Mudurnu`da saray helva, İzmit`te pişmaniye adıyla anılıyor.


Peki, diğer şehirler de aynı lezzeti yakalayabiliyor mu?
Evet. Aslında yüzde 80-90 aynı lezzeti yakalayabiliyorlar. Üretim şekli ve içindeki malzemeler hep aynı. İzmit`te ön plana çıkmış olmasının nedeni şu: Pişmaniye nemden etkilenen bir tatlı. Kocaeli`nin nem oranı da pişmaniye için çok uygun.


Kocaeli benim bildiğim kadarıyla bir hayli nemli, rutubetli bir şehir. Pişmaniye nasıl buraya uygun oluyor bu durumda ?
Gerçekten nemi hayli fazla olan bir şehir ama bu demek oluyor ki, buradaki bu nem oranı uygun bir oran. Her yerde güneş var ama mandalina Antalya`da yetişiyor. Buranın hava koşulları pişmaniyeyi buraya özgü kılmış.

AMİRAL GEMİMİMİZ, PİŞMANİYE

Hava şartları tamam da, ustaların bir etkisi yok mu?
Burada gerçekten iyi yetişmiş ustalar var. Bizim babalarımız zamanındaki ustalar bu işi iyi yapmış ve arkadan gelenleri de iyi yetiştirmiş. Düzce`de ve Afyon`da da pişmaniye var. Ancak onlar iyi yapmaktan ziyade, olaya nasıl daha ucuza mal ederiz şeklinde bakıyorlar. Böylece kaliteden ödün veriyorlar. Biz burada kaliteyi bozmadan pişmaniye üretiyoruz. Olabilecek en iyi malzemeleri, en iyi ustalarla işliyoruz.


Pişmaniye dışında neler üretiyorsunuz?
Lokum, cezerye, saray helvası, mesir macunu gibi ürün çeşitlerimiz var ancak tabii ki, pişmaniye amiral gemimiz.


Dünyada pişmaniye diye birşey var mı?
Var. Özellikle söyleyebilirim ki, Türkler`in geçtiği yerlerde pişmaniyenin olduğunu görebiliriz. Örneğin Çin`de var. Şeker oranı biraz daha düşük, un ve yağ oranı biraz daha fazla. Farklı bir isimle söylüyorlar. Tabii ki tam olarak aynı değil ama benzer bir lezzet. Yurt dışında pişmaniye üretimi yapan arkadaşlarımız var. Yine Çin`de bir Kayserili arkadaşımızın da pişmaniye ürettiğini biliyorum.

ÇİN`E BAYİLİK VERİYORUZ

Can Pişmaniye olarak üretim hacminiz nedir? Ürünlerinizi nerelere gönderiyorsunuz?
Günde ortalama 3 ton üretiyoruz. Tamamı burada kendi üretim tesislerimizde üretiliyor. Bir de çarşı içinde Can Pişmaniye`nin ilk çıktığı yer var. Orayı nostalji olarak devam ettiriyoruz. Sadece Anadolu`ya değil, Avustralya`dan Amerika`ya, Uzakdoğu ve tüm Avrupa`ya pişmaniye gönderiyoruz.


Başka markalara da üretim yapıyor musunuz?
Koska`ya, Güllüoğlu`na, Kafkas`a üretiyoruz. Kalite veya lezzette herhangi bir farklılık yok. Birebir aynı pişmaniye ancak kendi markaları altında satıyorlar. Aslında insanlar bize markalarını emanet ediyor. Bu taraftan baktığınızda son derece gurur verici bir olay. Yurtdışında da buna benzer birçok markaya üretim yapıyoruz.


Yabancıların pişmaniyeye bakış açısı nasıl?
İlk başta yemiyorlar… Zaten yabancılarda bizim kadar tatlı tüketme alışkanlığı yok. Avrupa`da ilk başta, Türkler`in yoğun olduğu bölgelerde başladı, sonra yayıldı. Şimdi görüyorum ki Avrupalılar da pişmaniyeyi gayet biliyor ve yiyorlar. Çin`de bayilikler vermeye başladık. Tatlı tüketimleri sıfır. Bu durum pazarın sıfır olduğu anlamına mı gelir, yoksa tamamen bakir bir pazar olduğu anlamına mı, göreceğiz... Amerika`da bayiiliğimizi yapan yerler var. 12 yıldır Amerika`ya mal gönderiyoruz.

ÇİLEKLİ, MUZLU, PORTAKALLI…

Pişmaniyenin nasıl çeşitleri var?
Tabii artık çok çeşit yapıyoruz. Fındıklı, fıstıklı, vanilyalı, çikolatalı, beyaz çikolatalı, çilekli, vişneli, kivili, muzlu, portakallı ve artık en çok ilgi görenlerden biri olan Türk kahveli... Kahveli pişmaniyeyi Mahmut Efendi`den gelen Türk kahvesiyle yapıyoruz. Meyvelilerde de gerçek vitamin var.


Peki, Yaşar Can en çok hangisini sever?
Ben en çok Türk kahvelisini beğeniyorum. Hemen hemen her gün yerim. Yediğim zaman da yarım kutuyu çok rahat bitiririm.


Un, şeker, yağ… Bu kadar çok yemek zararlı değil mi?
Pişmaniye bir çok tatlıya göre hafif bir tatlıdır. Tabii ki her şey gibi pişmaniyenin de fazlası zararlı. Paketlerin arkasında besin tablosu bulunuyor. Türk toplumunda tatlı tüketilir. Pişmaniye rahatça tüketebileceğimiz bir tatlı türü. Sindirimi kolaydır, baklava ya da ağdalı tatlılardan çok daha hafiftir. Tabii lezzetine kapılıp aşırıya kaçmamak gerekir.


Saray helvasının pişmaniyeden farkı nedir?
Saray helvasında şeker oranı biraz daha düşük, yağ ve un oranı biraz daha yüksektir. Bu pişmaniyeden daha yumuşak olmasını sağlar. Böylece ağızda daha çabuk dağılır. İçerisinde tereyağı ve tahin bulunur.


Tüm bu ürünlerin tazeliğini nasıl koruyorsunuz?
Tamamen sipariş üzerine çalışıyoruz. Böylece hiçbir zaman ürün beklemiyor. Gıda mühendisimiz var. Malı kimin sattığı, hangi bayiden çıktığı önemli değildir; kimse ona bakmaz. Malı üretene bakar. Can Pişmaniye olarak son derece titiz çalışıyoruz. Dağıtım ve denetim sistemimize çok dikkat ediyoruz. Bir pişmaniyenin uygun koşullarda ortalama 6 ay raf ömrü vardır. Ancak bizim ürünlerimiz en fazla 1 hafta bayii rafında durur. Daha fazla beklemesine de izin vermeyiz.

 

Bu saatte yenen pişmaniye, CAN`dır

Yaşar Bey, o kadar güzel anlatıyordu ki eve kutu kutu pişmaniye götüresim geldi. Ben ambalaja çok önem veririm. Bir ürünü öncelikli olarak satan ambalajıdır. Klasik eski kutulardan öteye çok güzel metal kutular yapmışlar. Farklı renk ve içeriklerdeki tasarım kutuları çok hoşuma gitti. Tadı ise zaten muhteşem… Anladım ki gerçekten bu enfes lezzeti ihmal ediyoruz.
 

HİJYENE ÖNEM VERİYORLAR
Söyleşimiz bitince, aşağıya inip, üretim sürecini görmek için  ustaların yanına gittik. Burası öyle zırt diye girebileceğiniz bir yer değil. Galoşlar giyildi, boneler, önlükler üste başa geçirilidi. Her yer tertemiz, hijyen açısından göze batan hiç birşey yok. Can Pişmaniye`den ayrılırken, metal kutulardaki fındık, fıstık ve vanilyalı pişmaniyelerden aldım, eve getirdim.
 

AKLIM FISTIKLIDA KALDI
Mutfakta metal kutuyu yavaşça açtım, ağzıma bir pişmaniye attım. Ama ağzımda pişmaniyeyle salona doğru yürürken, koltuğa oturmadan önce bir tane daha yemem gerektiğini fark ettim. Mutfağa geri döndüm, bir tane daha aldım. Bu sefer hiç kıpırdamadan orada ayakta yedim, çünkü biliyordum ki bir tane daha yiyecektim; boşuna yürümeye gerek yoktu. Bir top pişmaniyeyi daha ağzıma attığımda diğer kutudaki fıstıklıya aklım kaydı.
 

‘NE ALAKA` DEDİLER AMA
Bir tane de ondan derken, en sonunda biri ağzımda, biri elimdeki pişmaniyelerle salona doğru yürümeye başladım. Hemen gidip koltuğa oturmalıydım ki artık kalkmayayım.
Gece kapı çaldı, bu civarda yaşayan birkaç yakın dostum geldi. İlerleyen saatlerde bir tanesinin canı tatlı istedi. “Pişmaniye var” dedim. “Ne alaka! Getir yiyelim bari” dediler. 5 dakika sonra 3 kutu pişmaniyeden geriye sadece kırıntılar kalmıştı. Bir tanesi üşenmedi, resmini çekip twitter`a yazdı: “Bu saatte yenen pişmaniye, CAN`dır”


tolgatamer@bizimkocaeli.com

YAZARLAR

Twitter
Twitter

KENT REHBERİ