Sibel Gönül
KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.4572 TL
  • 6.2237 TL
  • 7.1857 TL
Kocaeli Zirve
Yatakta kritik anlar
Yatakta kritik anlar
Yaşam
07 Kasım 2009 Cumartesi 12:13
  • 1279
  • 1

Yatakta kritik anlar

Hayatımızın en renkli ve eğlenceli bölümlerinden birini oluşturan cinsellik ara sırada olsa bizleri köşeye sıkıştırabilir

Mahremiyetin ortasında yaşanan bu 'hassas' durumları
mümkün olduğunca az sıkıntıyla atlatmak zor değil. Tabii bu tür durumlarda nasıl davranacağımızı iyi bilirsek!

Her kadın, cinsel hayatında karşı karşıya kalabileceği belli başlı sorunları, kendisinden ya da partnerinden kaynaklanabilecek fiziksel ve psikolojik problemleri az çok bilir. Eğer seks  konusunda kendini yetiştirmiş ve belli bir tecrübe düzeyine erişmişse, bu sorunlarla başa çıkmayı da başaracaktır. Oysa daha az bilinen, çok daha sık karşılaşılan küçük ve anlık sıkıntılardır.  Yatak odası; her ne kadar kişilerin en çıplak oldukları yer gibi görünse de, o çıplaklığın verdiği bir kırılganlıkla aynı zamanda da savunma mekanizmalarının en yoğun çalıştığı ortamdır. Bazen  seks sırasında (öncesinde ya da sonrasında da olabilir) öyle bir an yaşarız ki, bir an önce geçmesini dilemekten başka bir şey istemeyiz. Zira canımızı sıkan her neyse, bunu partnerimizle paylaşmamız, açık açık konuşmamız o kadar da kolay değildir. Onu incitmekten, uygunsuz ya da çocukça sözler etmiş olmaktan, sevişmenin büyüsünü kaçırmaktan korkarız. Aynı şekilde, seksin pratik ayrıntıları konusunda kafamıza takılabilecek ve arkadaşlarımıza ya da birlikte olduğumuz erkeğe sorabileceğimiz bazı sorular da vardır. İşte bütün bunlar, bizim için yataktaki kritik anları,
daha doğrusu kritik durumları oluşturur.


Peki bu kritik anları kendi kendimize atlatmamız mümkün mü? Yoksa bütün cinsel hayatımızı, cevabını bir türlü öğrenemediğimiz sorular sorarak mı geçireceğiz? Örneğin oral seksle ilgili bir ayrıntı kafamızı kurcalıyorsa, 'O da eksik kalsın' diyerek oral seksten vazgeçmeye, cinsel hayatımızın zevklerinden birini eksiltmeye razı mı olacağız ya da yatakta yaşadığımız rahatsızlıkları  içimize atıp katlanmaya mı çalışacağız? Tabii ki hayır! Cinsellik dümdüz giden bir yol değildir; inişli çıkışlı, zaman zaman dikenli ve hatta sarp kayalıklarla dolu olabilir. Önemli olan bu yolu yürürken cesur, kararlı ve her şeyden önce soğukkanlı olmak. Yatakta yaşanan hassas durumları atlatmanın yolu kesinlikle paniğe kapılmaktan, kendimizi ya da karşı tarafı suçlamadan, ağlayıp sızlamaktan atlatmak. Her şeyden önce soğukkanlı olmamız ve yaşadığımız durumu objektif bir gözle analiz etmemiz gerek.


İşte size seks sırasında kadınların en fazla düştükleri zor durumlardan ve bazı örnekler ve bu durumları olay büyümeden atlatmaya yönelik küçük öneriler.


"Bazen sevişmenin en güzel yerinde birdenbire içimdeki isteğin sönüp gittiğini hissediyorum. Bu durumda seksi yanda kesmek mi gerekir?"
Yukarıdaki ruh halinin benzerini yaşayan pek çok kadın, bövle bir durumda seksi yarıda kesmenin partnerine haksızlık olduğunu düşünüyor ve artık zevk almadığı halde sevişmeye devam ediyor. Aslında bunun en önemli nedenlerinden biri de, kadının kendi
içindeki isteğin nece: birdenbire yok olup gittiğini anlayamaması ve anlayamadığı bir şeyi de karşı tarafa açıklayamayacağını düşünmesi. Oysa kadir, vücudunun ve bu vücudun tepkilerinin, o kadının kendisi için bile bir muamma olduğunu hepimiz iyi biliriz. Kadınlarda zevk ve fiziksel tepki mekanizması, erkeklerdeki gibi tek ve şaşmaz bir hat üzerinden işlemez ve çok daha  karmaşık, çok daha labirentimsi bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla seksin tam ortasında yaşanan istek kaybının, kişinin kendi vücudu konusundaki güvensizliğinden ortalıkta dolanan minik bir sineğin vızıltısına kadar çok çeşitli sebepleri olabilir. Fakat burada esas önemli olan artık o noktadan sonra sevişmeyi bırakmaktır. Çünkü bir kadının önce kendine, sonra beraber olduğu  erkeğe yapabileceği en büyük haksızlık, rol yapmak olacaktır. Erotizm; kişinin bir an önce bitirmesi gereken bir görev değildir ve iki kişi arasındaki bu paylaşımın tamamen dürüstlük  temelinde şekillenmesi gerekir. Eğer bu tarz bir sorun ile karşı karşıya kalırsanız sevişmeyi hemen kesin ve partnerinize durumu açık bir şekilde anlatın. Anlayıp anlamamak onun sorunu ama unutmayın, siz kendi zevkiniz için o yataktasınız ve eğer zevk akmıyorsanız, zaman kaybetmeye hiç gerek yok. 'Sevişmenin en güzel yerinde oyunbozanlık ediyorum' diye düşünmeniz de gereksiz;
zevk almıyorsanız, demek ki zaten sizin içir orası sevişmenin en güzel yeri değilmiş!

"Regl olduğumu ilk kez seks yapacağım bir erkeğe nasıl anlatabilirim?'
Kadınların regl döneminde olduklarını gösteren birçok belirti var; yüzdeki münasebetsiz sivilceler, saçlardaki cansızlık, asabileşmek, tatlı krizi yaşamak, şişkinlik gibi. Ancak bu  belirtileri sadece bizler fark edebiliriz. Bir de ilişkinin ileri aşamalarında tecrübe kazanan erkek arkadaşlar! Ancak yeni bir ilişkiye başladıysanız, regl döneminde olduğunuzu yatağa  girerken partnerinize belli etmeye çalışmak yerine açık açık söylemeniz en doğrusu olacaktır. Yani onun tamponu bulmasını beklemektense; 'Şu anda regl dönemime  rahatsız olur musun?"  diye sormanız çok daha nazik bir davran Düşündüğünüzün aksine, çoğu erkek bu açıklamayı hiç de itici bulmayacaktır. Eğer karşınızdaki erkeği henüz iyi tanımıyor; onun regl dönemi karşısındaki
tutumunu bilmiyor olabilirsinizundan hoşlanmadığını ifade ederse, onu zorlamaz ve ikiniz de birkaç gün daha beklersiniz. Ancak aldırmıyorsa sevişmenize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.


"İlişkinin ertesi sabahı, beraber olduğum erkekten gitmesini istemem kabalık mı?"
İste seks sırasında değil ama seks sonrasında yaşanan kritik anlardan biri! Ne de olsa kendine saygısı olan bir kadın, tek gecelik ilişkilerde bile belli bir adaba uygun davranmalı. Dolayısıyla ona daha uyanır uyanmaz; 'Hadi sana güle güle' demeniz pek de hoş kaçmayacaktır. Bu durumda, ne yazık ki açık olmak yerine dolambaçlı yoldan ilerlemek durumundasınız. Örneğinkesinlikle sabah kalkıp kahvaltı hazırlamayın; çünkü bu onu biraz daha kalma konusunda umutlandıracaktır. En iyisi; 'Benim bugün erken çıkmam gerekiyor, önemli bir randevum var' diyerekhazırlanmaya başlamanız. Böylece o da evi terk etmesi gerektiğini anlayacaktır. Ancak; 'Sen git gel, ben beklerim' demek gibi bir rahatlık içine girerse, Akşama kadar dışarda olacağım,
beraber çıksak daha iyi olur' demekten de çekinmeyin. Unutmayın, orası sizi eviniz!


"Yatakta konuşmak ya da zevkli sesler çıkarmak çok güzel ama nereye kadar?"
Aslında bu hem partnerinize hem de bulunduğunuz ortama bağlı. Ancak biraz daha kontrollü davranmanızda da fayda var. Örneğin müstakil bir villada 'şarkınızı' çok daha rahat söyleyebilirsiniz!
Partnerinize gelince... Çoğu erkek, birlikte olduğu kadının sevişmeden zevk aldığını gösteren sözler söylemesinden ve sesler çıkarmasından bir hayli hoşlanır. Fakat yatakta öyle anlar vardır ki, sessizliğin paylaşılması ve bedenlerin konuşması daha hoştur. Partnerinizin her dokunuşuna bir yorum yapmanız gerekmez. Vücudunuz zaten sizin adınıza bu karşılığı fazlasıyla verecek ve birlikte  olduğunuz erkek de bunu açıkça görecektir.


"Prezervatif konusuyla kim ilgilenmeli?"
Yatağa giren her erkek, prezervatif takması gereken noktayı bilmek zorundadır. Dolayısıyla bu korunma yöntemini uygulamak esasen partnerinizin görevi. Fakat bu tabii ki sizin kendinizi tamamen
bırakabileceğiniz anlamına da gelmiyor; özellikle yeni tanıdığınız bir erkekle birlikteyseniz. Unutmayın, onun korunma konusundaki küçük bir ihmali, sizin için son derece büyük ve can sıkıcı sonuçlar doğurabilir. Dolayısıyla, prezervatif konusunda esas sorumluluğu ona vermekle birlikte gözünüzü açık tutun ve onun bu sorumluluğu yerine getirdiğinden emin olun. Aynı şekilde seks bittikten sonra da partneriniz içinizden çıkarken prezervatifi orada bırakmadığından emin olun. Bunun dışında, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayan ya da diğerlerinden daha fazla hoşunuza  giden bir prezervatif markası ya da türü varsa, bunu birlikte olduğunuz erkeğe söylemekten de çekinmeyin. Bu konudaki önerilerinizi di   kkate almaktan büyük memnuniyet duyacaktır!
 

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

Twitter

KENT REHBERİ