KOCAELİ 17° Kocaeli Hava Durumu
  • 5.3407 TL
  • 6.0975 TL
  • 6.8642 TL
Kocaeli Zirve
Bir sevdayı sanata çeviren kadın… “SEVDA ERGENELİ”
Bir sevdayı sanata çeviren kadın… “SEVDA ERGENELİ”
Zirve'dekiler
17 Ekim 2018 Çarşamba 12:12

Bir sevdayı sanata çeviren kadın… “SEVDA ERGENELİ”

Kendisini işletme yönünde geliştirmiş. Sanatla yollarının kesişmesi ise Ankara’da Odeon Sanat Akademisi’nde olmuş.Burada oldukça başarılı olmuş ki; Patronu, kızıyla ona bu akademiyi bırakmayı bile planlamış. Hayat ama ona, kendi yerini, İzmit’te açma yönünde planlar yapmış. Karşılaştığı bütün olumsuzluklara rağmen, Cebindeki 70 TL ile ALMİLA Sanat Akademisi’ni Başiskele’de açmış.

Oldukça da başarılı işler gerçekleştirmiş, hatta yetişemediği günler bile olmuş.
Onun amacı maddi kazanç değil, sadece eğitim olsun istiyor.
Enstrüman kurslarından dansa, drama&tiyatrodan resime,
Konservatuara hazırlıktan, Güzel Sanatlara hazırlığa kadar geniş bir eğitim yelpazesine sahip.
Kocaeli’nde yapılmayanı yapmaya da hazırlanıyor…
O, şimdi Süleyman Paşa Mah, Cengiz Topel Cad,
No:16/3 İzmit adresinde, yeni yerinde hizmet veriyor.
0 262 323 2535- 0 545 261 1521 telefon numaraları,
almilasanat Instagram hesabı ise bu başarının ulaşım noktaları.
O, Almila’nın öz Türkçe’deki anlamı gibi “Savaşçı Kadın”
Ve O, bir sevdayı sanata çeviren, ALMİLA SANAT AKADEMİSİ’nin kurucusu,
SEVDA ERGENELİ….

HAZIRLAYAN:TÜLAY DURAN

 

-Sevda Hanım, kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

1980 Gölcük doğumluyum ve 19 yaşından beri çalışma hayatının hep içinde oldum. İlk çalışma hayatıma muhasebecilikle başladım ve bu 4 yıl sürdü. Kendimi yetiştirmemle birlikte sanayide ve ardından kum ocağında çalıştım. Aslında kum ocağında bölümüm muhasebeydi ama kantara da bakıyordum, gün geliyor çizmelerimi giyerek kum ocağında sahada da yer alıyordum. İşten hiçbir zaman kaçmadım.

 

“OKUMA HAYALİMDEN HİÇBİR ZAMAN VAZGEÇMEDİM VE 30 YAŞIMDA ÜNİVERSİTEYİ KAZANDIM”

-Peki çocukken kafanızda mesleki olarak bir hayaliniz var mıydı?

Hayalimde hep öğretmenlik vardı, aslında Eskişehir Üniversitesi Sınıf Öğretmenliğini kazanmıştım ancak o yıl deprem olmuştu ve annem bir dahaki sene denememi istedi. Tekrardan sınava girdim, Bolu’yu kazandım, bu sefer Bolu depremi oldu ve annem bir süre daha beklemem gerektiğini söyledi. Diğer sene erkek kardeşim de kazandı ama ailemin ikimizi aynı anda okutma durumu yoktu ve ben de erkek kardeşimin okuması gerektiği yönünde karar verdim. Okuma hayalimden hiçbir zaman vazgeçmedim ve 30 yaşımda Çorum Büro Yönetimini kazandım ama oranın soğuğuna dayanamayıp bölüm birincisi olarak Kocaeli Üniversitesi’ne dikey geçiş yaptım. Tabi yine çalışma hayatım, okul hayatımla birlikte devam etti.

 

 

“PATRONUM, LİSEDE OKUYAN KIZINI YETİŞTİRMEMİ İSTİYOR VE O AKADEMİYİ KIZIYLA BANA BIRAKMAYI PLANLIYORDU.”

-Mesleki kariyerinize bakarsak işletme ve yönetim şeklinde ilerlemiş, sanatla nasıl yollarınız kesişti?

Okul bittikten sonra 33 yaşımda evlendim ve eşim danıştayda çalıştığı için Ankara’ya yerleştik. Ankara’da Odeon Sanat Akademisi’ne yönetici asistan olarak işe başladım. O zamana kadar müzik sektörüyle ilgili hiçbir bilgim yoktu, dediğiniz gibi daha çok tecrübem işletme ağırlıklıydı. Odeon Sanat Akademisi’nin  750 öğrencisi vardı, patronumun kriterleri ise çok farlıydı. Mesela her öğrencinin ismini ve ders saatini bilmem onun için çok önemliydi hatta öğrenci, annesi, dedesi, babası gibi kiminle geliyorsa, onların da ismini bilip, isimleriyle hitap etmemi istiyordu. Ayrıca Odeon Sanat Akademisi’nde enstrüman satışı da yapıyorduk ve ben gerçekten orada çok başarılı oldum. Patronumu baba gibi görüyordum, o da bana çok güveniyordu hatta lisede okuyan kızını yetiştirmemi istiyor ve o akademiyi kızıyla bana bırakmayı planlıyordu.

 

-Bu plan nasıl değişti ve siz İzmit’te kendi iş yerinizi açmaya nasıl karar verdiniz?

Eşim danıştaydan ayrılıp, avukatlık stajını yapmak için İzmit’e geri dönmesi gerekiyordu, dolayısıyla planlar da değişti. Aslında İzmit’te de çalıştığım kurum gibi bir yer yoktu.  Odeon Sanat Akademisi, bahçe içinde, 22 odalı bir villaydı ve organizasyonlar da yapılıyordu. Patronum da İzmit’te böyle bir yer olmadığı için birlikte ortak sanat akademisi açmayı teklif etti. Bütün malzemeleri kendisi verecekti ve bir sene boyunca beni destekleyip, bir sene sonunda orayı bana bırakacaktı. Sadece yer bulma ve maliyeti bana aitti. Bana çok güveniyordu ve İzmit’te bunu yapabileceğime inanıyordu ama bu inancı ben de taşıyordum. Teklif çok cazip geldi ve hemen İzmit’e yeri bulmak için geldim ama yeri tutmak için de 20-25 bin gibi bir paraya ihtiyacım vardı. Bu durumu anneme anlattım ve annemden bu konuda destek istedim. İlk başta kabul etti ama yabancı bir kişiyi ortak alacağımıza erkek ve kız kardeşimi dahil ederek bir aile şirketi kurmayı önerdi. Benim de bayağı aklıma yattı çünkü patronumu baba gibi görüyordum, her ne kadar birbirimize güvensek de işin içine para girdiğinde ilişkiler bozulabilirdi ve ben bunun bozulmasını da istemiyordum.

 

 

“CEBİMDE 70 TL İLE ALMİLA’YI KURDUM”

-O zaman Almila Sanat Akademisi’nin hikayesi nasıl başladı?

Başiskele’de bir yer buldum, depozit verileceği gün kız kardeşim ve erkek kardeşim bu işi yapamayacaklarını söylediler. Tabi patronum da ailemi tercih ettiğim için bana kırılmıştı. Benim cebimde 20 TL, eşimde de 50 TL vardı, yani cebimizde toplam 70 TL ile 2016 yılında yeri tuttuk, içinde de hiçbir malzeme yoktu ve elektrik suyu bile açmamıştık. İşi inada bindirdim ve ortak arayışına girdim. Bir avukat arkadaş bulduk, eşi de Conkbayırı’nın okul aile birliği başkanıydı ve planımızda o okulla da çalışmak vardı. Biz tam ortaklık anlaşması yapacaktık ancak Conkbayırı kapandı ve onlar da ortaklıktan çekildiler. Eski patronumu aradım, bu işi yapacağımı ve malzemeye ihtiyacım olduğunu söyledim, o da “Ne malzeme istiyorsan al, elin rahatlayınca da taksit taksit ödersin” dedi. Bütün malzemelerimi Ankara’ya giderek aldım.

 

“ALMİLA, ÖZ TÜRKÇE’DE SAVAŞÇI KADIN ANLAMINA GELİYOR”

-Almila ismi nasıl oluştu ve o zaman hayaliniz neydi?

Ben çok isim aradım, öğretmenlerimizle oturup bu konuda beyin fırtınası yaptık, herkes bir fikir beyanında bulundu ama içimize sinen bir isim bulamadık. Bir akşam eşimle otururken “Almila olsun” dedi. Anlamını sorduğumda da bana öz Türkçe’de “Savaşçı kadın” anlamına geldiğini, burayı açmak için çok savaştığımı ve benimle örtüşeceğini söyledi.  Aslında söylenmesi ve akılda kalması zordu ama eşimin dediği gibi benimle de çok örtüşmüştü. İlk açtığımdaki hayalim ise bir sene sonunda “Almila” denildiğinde, herkesin beni tanımasını istiyordum.

 

 

“TEMPOM ÇOK YÜKSELDİ, BİRÇOK OKUL ETKİNLİKLERİNE ÇAĞRILMAYA BAŞLADIK, YETİŞEMEDİĞİMİ BİLE SÖYLEYEBİLİRİM.”

-Süreç nasıl ilerledi?

Tuttuğum yer, 500 metrekare bahçesi olan, 3 katlı ahşap bir binaydı. Orayı o zaman, parti ve müzik evi şeklinde açtım. Bahsettiğim bahçede başarılı organizasyonlar düzenledik, bir yandan da enstrüman kurslarına ve satışına da devam ettik. Tempom çok yükseldi, birçok okul etkinliklerine çağrılmaya başladık, yetişemediğimi bile söyleyebilirim. Hatta ayağım kırıldığında; bu etkinliklere kırık ayağımla bile gittim. Tam istediğim aşamaya gelmişken, kurumda bulunan şömineden ve izolasyon malzemesinin adi olmasından dolayı yangın çıktı. Kendi boyadığım, yerlerini ve merdiven korkuluklarını yine kendim zımparaladığım, her bir noktasında emeğim olan yer, gözümün önünde yanıp kül oldu. Anlayacağınız, tam düzelmişken tekrar sıfıra dönmek tüm hayallerimi yıktı ama ben tek başıma savaşarak tekrar başardım. Şimdi İzmit Endüstri Meslek Lisesi’nin karşısında, yeni yerimde hizmet vermeye başladım.

 

“MÜZİK, HOBİ&DANS, DRAMA&TİYATRO, RESİM EĞİTİMLERİMİZ DIŞINDA ANNE ÇOCUK ETKİNLİKLERİ DE KURUMUMUZDA OLACAK”

-Şimdi yeni yerinizdesiniz, Almila Sanat Akademisi nasıl hizmetler veriliyor ve neler planlanıyor?

Enstrüman kurslarımız ve yine satışlarımız devam ediyor.  Enstrüman kursları olarak, piyano, keman, gitar, perküsyon, bağlama, kemençe, klarnet, saksafon ve flütü sayabiliriz. Ayrıca şan, solfej eğitimlerimiz olmakla beraber konservatuara da hazırlık bölümümüz bulunmakta. Diğer eğitim dallarımız ise, drama&tiyatro, dans, resim ve güzel sanatlara hazırlık. Özellikle konservatuarı ve güzel sanatları kazanmış öğrencilerimizle de gurur duyuyoruz. Anne- çocuk, baba- çocuk etkinliklerimiz de olacak. Bu etkinliklerimizde ise resim, ritim atölyesi, dans ve drama dersleri şeklinde olacak. Drama etkinliğini özellikle çok önemsiyorum çünkü aradaki kuşak farkını ve çatışmaları irdeleyeceğiz. Bir de İzmit’te yapılmayan bir şeyi yapmayı planlıyorum. Cuma, Cumartesi akşamları saat 6 ile 10 arası ebeveynlerin kendi planlarını yapabilmeleri için, çocuklara aktiviteler yapacağız. Yani aileler çocuklarını buraya getirip bırakacaklar, kendileri dışarda 2-3 saat istedikleri planı yaparken biz de burada çocuklarla etkinlikler yapacağız. Bu etkinliklerimiz ise; drama, resim, müzik, dans ve ritim atölyesi şeklinde olacak. Çocuk istediği etkinliğe katılabilecek. Bunu da sosyal medyamızdan yayınlayacağız.

 

 

-Almila’yı nerelerde gördük ve neler yaptınız?

Kültür Koleji’nde özellikle çok fazla etkinliklerimiz oldu, onlar da bizi kardeş kurum ilan ettiler, Muhasebeciler ve İnşaat Mühendisleri Odası ile protokolümüz mevcut, baroyla da bir anlaşma içerisindeyiz. Bu protokolde de birinci derecede yakınlara yüzde 20 indirim yapıyoruz.

 

“BEN OLAYI MADDİ OLARAK DÜŞÜNMÜYORUM, KESİNLİKLE SADECE EĞİTİM OLSUN İSTİYORUM.”

-Kaç yaşından itibaren öğrenci alıyorsunuz ve eğitim politikanız nedir?

3 yaştan başlıyoruz, 70 yaşına kadar öğrenci kayıtlarımız devam ediyor. Sanatın yaşı yoktur, benim dört yaşında da piyano öğrencim var ki; renkleri bildikten sonra çocukların bu yaşta eğitimlerinde problem olmuyor. 60 yaşında bağlama öğrencim de var, 75 yaşında klarnet öğrencim de var. Bizde yaş sınırlaması yok ki;  hiçbir şey için de geç değildir. Eğitim politikamızda bir de şu var; 4 ders öğretmen öğrenci birbirini tanıma şeklinde geçiyor, artı bir dört dersten sonra öğrenciye bir ödev veriyoruz ki; günde bir 20 dakikasını ayırmasını istiyoruz. Eğer biz 8 dersten sonra öğrencide bir ilerleme bulamıyorsak, yollarımızı ayırıyoruz çünkü burada aileler zamanlarından bütçelerinden de feragat ediyor. Benim tek politikam bu, ben olayı maddi olarak düşünmüyorum, kesinlikle sadece eğitim olsun istiyorum. Diğer kurumlarda olduğu gibi iki ayda “Do” notasını öğretip, iki sene çocuk bizde kalsın düşüncesi yok, çocuk bir an önce eğitimini alsın, çalsın ve keyif alsın istiyoruz ki; nota üzerinden gidiyoruz. Notasız kesinlikle çalışmıyoruz, isteyen öğrencilerimizle de yine yollarımızı ayırmak zorunda kalıyoruz.

 

“YETENEK VE YAŞ, BANA GÖRE İKİNCİ PLANDADIR.”

-Sanatla ilgili velilere ne söylemek istersiniz?

Hiçbir şeyin yaşı yoktur, çocuklarını rahat bırakan, kısıtlamayan, çocuk “Piyano çalmak istiyorum” dediğinde direk arkalarında duran veliler olsunlar ki; biz de bu başarıyı bu şekilde yakalıyoruz. Mesela ritim kulağı olmasa bile bu olmayacak anlamına gelmez, bunu ben bizzat kendimde birebir yaşadım. Bu tamamen çocuğun ne kadar istediğiyle alakalıdır. Yetenekli öğrenci 20 dakika çalışır, olayı bitirir ama diğer öğrenci gününün bir saatini ona ayırarak diğer çocuğa yetişebilir ki; bu başarıyı sağlayan öğrencilerim de var, hatta daha sonra o yetenekli öğrenciyi geçen öğrencilerim de oldu. O yüzden velilerime, öğrencilerime, sadece sevsinler, istesinler, bunu söylüyorum. Yetenek ve yaş, bana göre ikinci plandadır.  

 

-Son olarak, Almila’yı nerede görmek istiyorsunuz?

Daha büyük bir mekanda, sanat evi tarzında, daha akademik ve eğitimimizi daha da geliştirerek yolumuza devam etmek istiyorum.

 

DİĞER HABERLER

HAYVANCILIĞIN BİLİRKİŞİSİ VOLKAN KARTAL…

HAYVANCILIĞIN BİLİRKİŞİSİ VOLKAN KARTAL…

Küçük yaşta ticaretle tanışmış, hayalinde de hep patron olmak varmış. Koç bünyesindeki tecrübesini, ilk kurduğu Körfez Güvenlik şirketinde deneyimlemiş, Volka Proje firmasıyla da bilgisayar yazılım, donanım ve teknik hizmetlerle Fabrikalara anahtar teslim işler yapmaya başlamış. Bugün hala büyük hacimli işlerin kurumsal firması konumunda Volka Proje… Bununla da kalmamış, özellikle devletin ciddi teşvikler verdiği, Hayvancılık sektörüne de 5 yıl önce adım atmış.

BARIŞ ARAT; BİR FİKRİ, PARAYLA BESLEYEMEZSİNİZ.

BARIŞ ARAT; BİR FİKRİ, PARAYLA BESLEYEMEZSİNİZ.

İş hayatına çocukken bir mahalle bakkalında çalışarak başlamış.“Tamam, buraya kadarmış” dediği şeker hastalığı,Aslında hayatının dönüm noktası olmuş.Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni kazandığı ilk günden itibarenÇalışma hayatının tamamen içinde olmuş.Günde maksimum 3-4 saat uyuyarak her gün web sitesi yapıp satmış.Öğrenciyken kurduğu kendi işinin hayalini 60 metrekare bir alanda başlamış.Bugün ise 4 dönüm üstünde uluslararası Hizmet veren bir firma konumunda BARAT Endüstriyel…Hem bağımsız, hem de hedefleri olan, üyelerine, Kentine yarar sağlayabilen BAŞSİAD’ın da başkanı.Ve O, başarılı bir iş adamı BARIŞ ARAT…

Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

ANKET

Twitter

KENT REHBERİ


Halı Yıkama
Yağız Kebap
Okşin Beçet
Almila
Davetiyem
Fidan Spor
KKG
Volka Proje
Yelkent
Evdiz
Körfez Center AVM
Körfezin Sütçüsü
Kumpir
Bekiroğlu