HAKSOY A.Ş.’nin başarılı iş adamı HAKAN ÖZSOY; “ZENGİNLİK, BENCE BAŞARILI OLMAKTIR”
HAKSOY A.Ş.’nin başarılı iş adamı HAKAN ÖZSOY; “ZENGİNLİK, BENCE BAŞARILI OLMAKTIR”
Zirve'dekiler
21 Nisan 2018 Cumartesi 16:08
  • 15613
  • 0

HAKSOY A.Ş.’nin başarılı iş adamı HAKAN ÖZSOY; “ZENGİNLİK, BENCE BAŞARILI OLMAKTIR”

Ticaretin içinde yetişmiş bir genç, ama ona göre ticareti ve hayatı Unilever’de öğrenmiş.

Edinmiş olduğu tecrübeleri kendi kurduğu firmasında uygulamış.

Bu konuda da oldukça başarılı olmuş.
O, çelik konstrüksiyon işini ve büyük firmalara danışmanlık yapıyor.
O, Haksoy A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı,
Ve O, başarılı genç işadamı HAKAN ÖZSOY…

 

HAZIRLAYAN:TÜLAY DURAN
FOTOĞRAF:VEHBİ KILIÇ


-Hakan bey, kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?

Mersin doğumluyum ve aslen Niğdeliyim. Ticaret yapısından ziyade önce yaşam olarak Mersin’i gözümü açtığımdan itibaren sevmiştim.  Ama Niğde olunca insan özünü de kaybetmiyor, kökü neresiyse oraya gidiyor. Yani ilkokuldan sonra babamın yanındaydım. Babam petrol işiyle uğraşıyordu yani akaryakıt benzin istasyonculuğu. Amcalarım Mersin ve Niğde’de nakliye ve yağ sektörü olarak hızlı tüketim sektöründelerdi. Hatta bir amcamın da İzmit’te yağ fabrikası vardı, kendi yağ fabrikasını üretiyordu burada. Babadan öğrendiğimiz, aileden gelen bir ticaret var. Zamanla biz de yazları her ufak çocuğun babasıyla takılması gibi gidiyorduk, ticareti sevdik. Lisede de üniversite tercihlerini yapmak zorunda kalıyorsun. Ben de dış ticareti tercih ettim. Zaten aile de iç ticareti yapıyordu.

 

“AMACIM BÜROKRAT OLMAKTI
VE ULUSLARARASI DÜZEYDE
BÜYÜKELÇİ VEYA ATAŞELİK
GİBİ BİR HEDEFİM VARDI.”


- O zamanlar bu tercihi yaparken gelecekle ilgili bir düşünceniz, bu işi yaparım dediğiniz bir planınız ve yol haritanız var mıydı?

Benim A planım ve B planım olmak üzere iki tane yol haritam vardı. A planım Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi İktisat Bölümü idi. Amacım bürokrat olmaktı ve uluslararası düzeyde büyükelçi veya ataşelik gibi bir hedefim vardı. Burayı tutturamayınca B planına geçtim. Kocaeli Üniversitesi Dış Ticaret bölümünü seçtim. Dış ticaretteki amacım 2 sene dış ticaret okuyup, üçüncü ve dördüncü sınıfı dışarıdan bitirip, hem o 2 seneyi dışarıdan bitirirken ticaret yapıp yani iş yapıp çalışmak, hem de 4 yıl sonunda iki üniversite mezunu 2 yıl iş deneyimi olmuş biri olmaktı. Bölümüm gereği dış ticaretin devamı gümrük müşavir yardımcılığıydı. B karnesini alıp kariyerimde bu şekilde ilerlemek istiyordum.

 

“BEN TİCARETİ VE HAYATI
UNILEVER’DE ÖĞRENDİM”

 

-Peki, gerçekleştirdiniz mi?

 

Evet, ben bunu bu şekilde yaptım. 2 sene bitti sonra Unilever’ de işe başladım. Unilever çok önemli, çok da zor bir firmadır. Bir sabah uçağa bindiğimde sıradaki bir kişiye ‘’Günaydın’’ dememle Unilever’ le yollarımız kesişti. Tesadüfen o zamanki Karadeniz Bölge Müdürü benim de daha sonra çok sevdiğim abim Akın Durukan’a “Günaydın” demişim. Beni Unilever ile tanıştıran Akın abidir ama bana “Biz de her şey kapıda biter, oraya kadar referans olurum, içerideki görüşmeler artık şirketin takdiridir” dedi. Çünkü Unilever çok kurumsal, çok kaliteli bir firmadır. Ben ticareti ve hayatı orada öğrendim. Babadan gelen bir alaylı ticaret dediğimiz olayı yaşadım, profesyonel hayatı da Unilever’ de öğrendim.  2 sene boyunca Kocaeli bölgesinde satış pazarlama alanındaydım. İlk sene satış, ikinci sene de Müşteri Geliştirme Uzmanı oldum. Böylelikle de Kocaeli’ de kaldım.

 

“ İLK SENEMDE MADENİ YAĞ
TİCARETİ YAPTIK Kİ BUNDA DA
ÇOK BAŞARILI OLDUM”

 

-Ticaret hayatına nasıl başlamaya karar verdiniz?

 

Aileden gelen ticari merak ve istek burada da bir takım çevre oluşturdu. Arz talep ilişkisiyle birlikte ben ticareti seçmek, kendim bir şeyler yapmak istedim. Unilever’den istifa ettim ve bir sonraki pozisyon müfettişlik olduğundan, herkes şaşırmıştı. Şansımı denemek istedim ve başladım. İlk senemde madeni yağ ticareti yaptık ki bunda da çok başarılı oldum, akabinde de işi açtım. Babam akaryakıtçıydı. Dedim; o da emekli olmadan ona jest yapayım. Malum, bizim Anadolu bölgesi veresiyeye dayalı bir yer olduğu için, benim de hem sermayem çok olmadığından hem de bu iş için burada daha fazla devam ettiremeyeceğimi öngörmediğimden kapattım. Ama ticaretimi devam ettirdim, toptan alıp satmaya başladım.

 

 

“TİCARİ HAYATIMDA BÜYÜK
FİRMALARLA ÇALIŞIYORUM
AMA TİCARET BİR SIRDIR”

 

-Çelik sektörüne nasıl girdiniz?

 

 Sevdiğim birkaç abi vardı, demir işinde iyilerdi. Birisi çok büyüdü ve çelik işlerini bana vermek istedi. Üniversitede okurken çelik işiyle ilgili İGSAŞ’ın limanında bir proje yapmıştım, o projeyi ben tamamladım, böyle de bir tecrübem olmuştu.  Öyle olunca çelik işini bildikleri için dediler ki; “Firma olarak büyüdük, çelik işlerinin üretim ve montajını sana verelim”. Ben bu arada toptan ticaretime de devam ettim. Benim belli bir düzenim var. Demir işinde iyi gitmeye başladık. Yani bu konuda da başarılı olduğumu düşünüyorum. Az, öz kazanmayı hedefleyen bir insanım. Kimseye zarar vermeden ticaretimi düzgün bir şekilde yaparak başarılı olacağıma inanıyorum ki; öyle de gidiyor. Kimseye karşı saygısızlığımız, ukalalığımız yok. Beni şahsen tanırlar ama firmamı çok ön plana çıkarmam. Çünkü ticaret bir sırdır. Yani genel olarak ticari hayatımda da büyük firmalarla çalışıyorum. Aynı zamanda büyük firmalara da kurumsal danışmanlık yapıyorum.  Anahtar teslim projelere teklif veriyorum. İnce işçilik, kaba işçilik yapıyorum. İstanbul’da bu anlamda çalıştığım büyük firmalar var.

 

“2 BİN METREKARE AÇIK VE
KAPALI ALANDA SAC METAL,
TOPTAN DEMİR ÇELİK SATIŞI
YAPIYOR VE ÇELİK KONSTRÜKSİYON
ÜRETİMİ İMAL EDİYORUZ.”


-Hiç bu sektörü seçmeseydim dediğiniz oldu mu?

Yok, hayır olmadı çok memnunum. Ben zaten 2009’da buraya geldim 2011 yılında Unilever’e girdim, 2013’te de ayrıldım. 2015 yılında Özpet Çelik Hakan Özsoy olarak devam ettim. Şahıs firması olarak Hakan Özsoy’da çok iyi ilerledim ama hocalarım ve danışmanların işi kurumsallığa çevirmemi söylediler. Ben de 2015 yılında Haksoy Anonim Şirketi’ni kurdum. Haksoy A.Ş, demir çelik ve çelik konstrüksiyon yapıyorum, toptan alıp satıyorum. Eskişehir’de küçük bir inşaat projesi yaptım. Şu an hala danışmanlık ve metal ürünlerin alım satımına devam ediyorum. 2 bin metrekare açık ve kapalı alanda sac metal, toptan demir çelik satışı yapıyor ve çelik konstrüksiyon üretimi imal ediyoruz. Sektörel metal üzerine ham madde ihtiyacı olan firmaların işlerini anahtar teslim alıyorum. Ticarette sır vermemeyi tercih ediyorum. Çünkü benim de rakiplerim var.

 

 

“TAMAMEN TESADÜF
OLARAK MODANIN İÇİNDE
BULDUM KENDİMİ.”

 

-Moda işi nasıl başladı?

Bu da ben sivil toplum örgütlerini sevdiğim için onlara destek olsun diye İzmit’te gelir elde etmek amaçlı bir defile düzenlemek istedim. Bu defileye de Koç Vakfı ile anlaştım. Gelirini de rahmetli Mustafa Koç yardımı ile Koç Ailesi’nin vakıflarından Eskişehir’deki bir derneklerine bağışlayacaktık. Bu vesile ile Erol Albayrak ile tanıştık. “İzmit bu iş için küçük İstanbul’a taşıyalım olayı” dediler. Rahmi Koç Müzesi’nden ve Koç Ailesi’nden izin aldık. O arada darbe ile karşılaştık. Onlarla da bir yola çıkmıştık. Bu yoldan dönmek istemedim çünkü bu maliyet de bana kaldı. Ben de tanıştığım arkadaşlarımı yarı yolda bırakmamak adına, onlarla bu işi bir proje ortaklığına dönüştürdüm. Paris’te Milano’da Fashion Week haftalarına katıldık. Şu an İstanbul’da da hali hazırda bu projemiz devam ediyor. 2017-2018 Haute Couture kadınların özel kreasyonlarını yapıyorlar. Orada öyle bir sektöre girdim. Bu bir proje, şu an keyifli çok güzel insanlar tanıdım. Tamamen tesadüf olarak modanın içinde buldum kendimi.
Hali hazırda şu an akaryakıt toptan alıp satıyorum. Demirciyim zaten. İnşaat demiri, sac ve metal işine toptan olarak devam ediyorum. Bu alanda da iyi olduğumu düşünüyorum.

 

 

“DOĞRU ÇEVRE İLE YÜKSEK
BAŞARI YANİ DOĞRU PROJE,
DOĞRU İNSAN. “


-2013’te Unilever’den ayrıldığınızda hedeflerinizde ne vardı, nereye geldiniz, bundan sonraki hedefler nasıl ilerleyecek?

Ben çok şükür ki; hedeflerimi sektirmeden gittiğimi düşünüyorum. Çünkü insanın hamurunda dürüstlük yatarsa bunu başarabilir. Ticarette para kazanmayı ikinci planda tuttuğum için sanıyorum  bu daha da bir insanı motive ediyor. İlk hedefim başarı. Doğru çevre ile yüksek başarı yani doğru proje, doğru insan.

 

“40 YAŞINDA
EMEKLİ OLACAĞIM”


-Daha uzun vadedeki hedefleriniz nelerdir?

Ben ilerleyeceğime inanıyorum. Çünkü büyürken de insanlara da faydam olacak. Ben 2023 hedefim var, siyasi olarak değil tabi. 2013- 2023 kendime 10 sene veriyorum çünkü yaşım gereği hayat gereği insanın bir bünyesi var. 40 yaşında emekli olmayı düşünüyorum. Çünkü yaşama bakın, ben bastonla gezerken para harcamak istemiyorum. Çünkü insan bir şeyleri elde edebiliyorsa başarı gibi, başarının da yanında ekonomik gelir sağlarsın, hazımsız ve doyumsuz bir insan değilim. Çocukluğumdan gelen görmüşlük, geçirmişlik, varlık, yokluk bu tip olayları yaşadığım için bana bunlar büyük tecrübeler kazandırdı. Ben 40 yaşına geldiğimde bir sistem kurup çok büyük boyutta kurumsal profesyonel insanlarla çalışıp şirket yönetimini verip, en son imza atmak istiyorum.

 

“İYİ İNSAN OLARAK
ANILMAK HER ŞEYDEN
ÖNCE GEREKLİ.”


-Emekli olunca ne yapacaksınız?

Tabi şuan evli değilim ama sonuçta çocuklarım olacak. Onlarla ilgileneceğim, iyi bir üniversite eğitimlerini yapmaya çalışacağım. Çok zengin olmak gibi bir hevesim yok. Başarılı olup, elde ettiklerimin tadını çıkarmak istiyorum. Elde ettiklerimi çocuklarıma bırakmak istiyorum. İnsan hep ben derse olmaz, bir sorumluluk alıyorsa bunun arkasında durmalı. İyi insan olarak anılmak her şeyden önce gerekli.
Çünkü ben bu Kocaeli’ ye geldiğimde üniversiteye ilk başladığımda yaptığım şey iş aramaktı. Kimseye yük olmamak için sorumluluk aldım kendime. Ve sorumluluğun da peşinden gittiğimi düşünüyorum.
Karşılaştığım insanlar beni çok takdir eder çünkü geldiğim yeri unutan biri değilim. Tabi ki ailemde bir şeyleri gördüm, yaşadım ancak ailemin yaşadığı ticari sorunlardan dolayı zirveyi de gördük, dibi de gördük ancak kendimi bozmadım.

 

“ZENGİNLİK BENCE
BAŞARIDIR, GÜZEL AHLAK
SAHİBİ OLMAKTIR”


-Genç yatırımcıları cesaretlendirmek için ne söyleyebilirsiniz?

Genç yatırımcılara ve insanlara öncelikle şunu söyleyebilirim, öncelikle dürüst başlamalılar. Çok fazla parayı ön planda tutarlarsa başarısız olurlar. Çünkü insanlar olarak kısa vadede zengin olmak istiyoruz. Ticarete tek kullanımlık bakmamaları lazım. Gençlere önerilerim; dürüst olmaları, kısa vadede zengin olma hedeflerinin olmaması çok net altını çiziyorum, zenginlik bence başarıdır, güzel ahlak sahibi olmaktır, ahlaklı, dürüst insanlar tercih edilir. İş takibi, karşıdaki insana yaşına istinaden hürmet ve saygı gösterilmelidir. Şunu öğrenmeli insanlar; karşıdaki insan kötü olsa bile kendisi “Tamam” deyip, kendi kalitesini korumalılar. Karşıdaki insan ekonomik olarak, tecrübe olarak senden üstün olabilir, birçok üstünlük sahibi olabilir ama seni sen yapan kendindir. Seni sen yapan değerleri oluşturman gerekir. Benim Unilever’de öğrendiğim en güzel şeylerden birisi, “İlk marka kişinin kendi ismi soy ismidir, sonra bizi satın” derlerdi.

 

“EN BÜYÜK HAYALİM
 BÜYÜK BİR YAŞAM
KÖYÜ KURMAK.”

 

-Son olarak bulunduğunuz sosyal sorumluluk projelerinden bahseder misiniz?

Şu an İstanbul’da engelli sporcular komitesinde yer alacağım. Geçenlerde de engelliler yararına Haksoy A.Ş olarak sponsor olduk. Ünlüler karması maçı yaptırdık. Engelliler yararına bir maç düzenledik ve bunun gelirini de engelli kardeşlerimize bağışladık. Biz de gecenin Haksoy A.Ş olarak sponsor olduk. Down sendromlu çocuklara da önem veriyorum. Gecelere davetlere katılıyorum. Sosyal projelerle iç içeyiz. Kendimizden ziyade bu hayatta insanların da var olduğunu da unutmuyoruz. Ben huzurevlerine çok önem veriyorum. Gidiyorum, destek veriyorum. Çocuk esirgeme kurumları da aynı şekilde. İki yerdeki insan da çok birbiriyle aynı bağda. Kimisi terk edilmiş, kimisi mecbur kalmış. Çünkü hayatın gerçekleri var.

 

“HOLDING OLACAĞIZ,
BUNUN DA ALTINI
ÇİZMEK İSTİYORUM”

 

Biz insanlar kendimizden ziyade böyle şeylere daha çok ilgi ve zaman ayırırsak hayat daha güzel oluyor ve daha başarılı oluyorsun. Ben ona inanıyorum ilerde hedeflerim arasında en büyük hayalim büyük bir yaşam köyü kurmak. Burada kimsesiz aileler ve yardıma muhtaç insanlar olacak. Tek başıma da olabilir veya bir çok benim gibi duyarlı insanlar birleşip yapabiliriz. Sistemi kurduktan sonra önce kendi ailemden başlayarak insanlara faydalı olmak için hayatıma devam etmek istiyorum. Holding olacağız ama bunun da altını çizmek istiyorum.

DİĞER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

SON YORUMLAR

Çocuğuna kıyafet alamadı canına kıydı

Yazan: Körfezli

Yorum: İntihar eden Baba değil Toplum Bize ne oldu da Bir öğrenci pantolonu farklı diye Okula alınmasın , Babanın Katili Okul idareside olabilir ,BLD.BŞK. kALKSIN Suriyedede Okul yaptırsın !!!!!!!! ?????????

Başiskele belediyesi sata sata bitiremedi

Yazan: hamdi

Yorum: satın bakalm füzüli ilere harcayın hesap günü gelir birgün ama bu dünyada ama öbür dünyada bu milletin geleceğini ona buna peşkeş çekin bakalım hesap günü gelecek birgün

AK Parti İzmit’ten Esnaf Ziyareti

Yazan: Hakan Aydın

Yorum: Ekonomiyi batıran iktidarın temsilcileri hangi yüzle esnaf ziyaretine çıkıyor acaba ?

Çarptıktan sonra öylece ortada bıraktılar!

Yazan: okur

Yorum: hayvanı o halde bırakmayan Ayten hanıma çok teşekkür ederim

Başkan ve yönetimi İSTİFA ETTİ!

Yazan: fethiye cd.

Yorum: zaten bir işe yaramıyorlardı bir görüşleride yoktu... rüzgarı takip eden arkadaşlardı. geç bile kalmışlar...

243 günde devrialem

Yazan: Güven Gök

Yorum: Beni kendine rakip görmen hem sevindirdi hem üzdü suan güneydoğu anadolu bolgesindeyim yarin gebzespor macinda olucam ordanda tura devam edicez ben balkanturunda iken sen turkiye turunu tamamlamis olucaksin

“Kriz sizin kafanızda var”

Yazan: Arif cerıt

Yorum: Gulmeyın başkan yok demeyin kriz bunu yasayan biliyor bence kriz sizin kafanızda yok

4 firmaya haksız kazanç cezası!

Yazan: Isa karaoz

Yorum: Firmaların isimlerinide vermeleri gerekiyor.Vatandaş ona göre tepkisini göstersin.

Yazan: abdullah turk

Yorum: baskan olabılırsın ama ınsan olamamıssın zabıtalara baskı yaparak neyın pesındesın abının hatrı olmasa coktan yıktırırdım o duvarı sen buyuklerımı dua et once ınsan olmak lazım

Yazan: asi

Yorum: *Darbe gecesi şeyhin olduğu iddia edilen “Fazlı Kerem Hoca” denilen zatın dağ başındaki evine kaçtığın doğru mu?

KENT REHBERİ