23 Mayıs 2018 Çarşamba 10:06
TATLI GÜVEN ve yaratıcısı İHSAN GÜVEN “YAPTIĞIM İŞİ TİTİZLİKLE İYİ OLMASI İÇİN UĞRAŞTIM”
TATLI GÜVEN ve yaratıcısı İHSAN GÜVEN “YAPTIĞIM İŞİ TİTİZLİKLE  İYİ OLMASI İÇİN UĞRAŞTIM”
Zirve'dekiler
21 Nisan 2018 Cumartesi 16:35
  • 6039
  • 0

TATLI GÜVEN ve yaratıcısı İHSAN GÜVEN “YAPTIĞIM İŞİ TİTİZLİKLE İYİ OLMASI İÇİN UĞRAŞTIM”

O, hayatı mesleğin içinde okumuş.

15 yaşında çırak olarak adım attığı mesleğinde,

1985 yılında kendi kurduğu işyeriyle devam etmiş,
Ürettiği tatlıyla markanın adını Tatlı Güven olarak tescillemiş.
Günde 50 tepsi yapmış, 16 saat çalışmış.
“Hatunum yanımda olmazsa olmaz, çocuklarımla da var oldum” diyor.
O, Milli Takımın tatlısı olan Sütlü Nuriye’nin yaratıcısı,
O, Tatlı Güven markasının var olma sebebi,
O, başkalarına göre İhsan Güven,
O, başkalarına göre Hacı,
Ve O, bana göre tatlıcı İhsan Amca…

 

HAZIRLAYAN: TÜLAY DURAN
FOTOĞRAFLAR: VEHBİ KILIÇ

 

 

-İhsan amca, bu işe nasıl başladın ve Tatlı Güven nasıl kuruldu?

 

Çıraklıktan itibaren bu işin içindeyim. 1953 yılında başladım, 1983’e kadar da işçilik, çıraklık,  tezgahtarlık olmak üzere mesleğimin her bölümünde yetiştim ve çalıştım. 1983 yılında emekli oldum ve 1985 yılında da mesleğimi kendi işimi kurarak devam ettim, böylece Tatlı Güven markasının ilk adımlarını da bu şekilde attım.

 

“HATUNLA BİRLİKTE
12 SENE DEVAM ETTİK,
O OLMASAYDI OLMAZDI”

 

-İlk nerede açtın ve süreç nasıl devam etti?

 

Aynı yer, Bakıcılar Çarşısı’nda açtım. 10-12 sene hatunla birlikte devam ettim. O bana çok destek oldu, açıkçası o olmayınca da olmuyordu. Daha sonra mahdumlara bıraktık, çünkü belli bir yaşa geldiğim için ellerim ve parmaklarım artık cevap vermemeye başlamıştı. Allah’a şükürler olsun, onlar benim markamı sürdürüyorlar.

 

“ÇOCUKLARIMLA VAR OLDUM,
ZATEN ARZUM DA BUYDU”

 

-Onları o zaman yetiştirdin…

 

Yetiştiler tabi, onlar varsa ben var oldum, onlar yoksa ben yok oldum. Arzum da buydu zaten, hamdolsun yüzümü yere eğmediler. Mahdumlar  koşturuyorlar ve yerimi dolduruyorlar. Tabi bazı noksanlıklar olabiliyor ama her zaman destek olma adına yanlarındayım. Hala bir tatlı yapıldığı zaman ben bakarım, kontrol ederim, orada bir sıkıntı varsa hemen anlarım, ikaz da ederim. Çocuklarımdan Mesut üretim hanemize gelir, abisi Metin ise dükkanla ilgilenir.

 

“GÜNDE 50 TEPSİ
YAPIYORDUM”

 

-Peki İhsan amca, çocukların ufakken, kaç kişi ile bu üretimleri gerçekleştirdin?

 

Yaklaşık 12 senedir hep kendim yaptım, açtım ve sattım. Yardımcım da oldu ama çok usta değiştirdim, sayısını bile bilmiyorum. Çünkü arkamı döndüğüm an kendi bildiklerini yapıyorlardı. Bir gün oğlum Metin “Baba, senin istediğin gibi usta yok” dedi, ben de usta almayarak, günde 50 tepsi tatlı yaparak ve 16 saat çalışarak devam ettim. Şimdi 50 tepsiyi kaç günde yaparsınız deseniz bilmiyorum. Bu iş titizlik ister, elemanların başında durmanız gerekir, bazen dostlarım “Hacı, yapmasan da işin başında dur” diyorlar, teşekkür ediyorum onlara bilakis.  

 

-Onlar da ne güzel bayrağı taşımışlar ki; bugün 6. şubenin açılışı için hazırlık yapıyorlar…

 

Tabi muhakkak ben sıfırdan başladım. İşçilikten geldim, çalıştığım firma beni bırakmak istemedi ama yanlarında 18 tane eleman vardı. Patron yok, bütün sorumluluk bende, baktım bu kadar uğraşınca emekliliğim dolmuş, arkamda bir güvence var, kaybetsem de bir emeklilik maaşım var, o güvenceyle mesleğe böyle başladım.

 

“SÜTLÜ NURİYE’Yİ YİYENLER
MEMNUN KALDILAR,
SONRA YETİŞTİREMEDİM”

 

-Sütlü Nuriye tatlısının yaratıcısısın, artık Sütlü Nuriye denilince direk Tatlı Güven akla geliyor, hikayesi nedir İhsan amca?

 

Bizim Bakırcılar Çarşısı’nda Saffi İnan isminde bir lokantacı arkadaşım vardı biz ona enişte derdik. Şeker hastası olduğu için benden kuru bir şey yapmamı istedi. Bir iki defa kuru verdim ona, bir gün hamurum arttı, baktım sütüm de var, ufak bir tepsi yaptım verdim ve haberi yoktu. Çok beğendi, hatta ona “Sen bana yemek yap, ben sana tatlı yapayım” dedim. Sonra müşteri tutacak mı diyerek tezgaha da koyduk. Baktım yiyenler memnun, bir iki derken yetişmemeye başladı. Bizim işimiz asıl ramazanda tabi, bir ramazanda devamlı sütlü siparişi geldi, diğer tatlıları yetiştiremiyordum, bayağı bir bunaldım. Ankara’da Hacı Bekir’in baklavacı ustası olan arkadaşımın oğlu vardı. Sonuçta bildiğim çocuktu. Ona yetiştiremediğimi, izin alıp yanıma yardımcı olması için gelmesini anlatan bir mektup yazdım. Çocuk bana sekiz, on gün yardım etti ben de bütün müşterilerimi doyurdum.

 

“GÜZEL SÜT BULUP
SÜTLÜ NURİYE YAPTIĞIN ZAMAN,
TADI ÇOK FARK EDİYOR,
HEMEN ANLARSIN.”

 

Bir de o zamanlar Sütlü Nuriye’yi sabah taze sütle yapardım. Akşamdan gelen süt kesilir kullanamazsın, o yüzden sabah taze süt makbuldür. Şeker de temiz olacak, diğer tatlılarda suda kaynatırsın o zaman şeker temiz mi  anlarsın, ama sütte anlayamazsın. O yüzden şekerde titizlikle davranırdık ama süt sıkıntı oldu, çok attığım olmuştur ve bulunması zor olmaya başladı. Oradan aldım, buradan aldım, olmadı. Tatlıyı ayarlıyorsun yine de bir dengesizlik oluyor, mecburen pastörize süte döndük. Güzel süt bulup Sütlü Nuriye yaptığın zaman, tadı çok fark ediyor, hemen anlarsın.

 

-Sütlü Nuriye ismi nasıl konuldu?

 

Kalın bir tatlı dergisinde Diyarbakır yöresine ait olan sütle şerbetlendirilmiş bir tatlıyı gördük, ismi de Sütlü Nuriye idi. Yaptığımız tatlıyla özleştirelim istedik, çünkü “Sütle şerbetlenen başka bir tatlı yok” dedik. Tabi zaman içerisinde anonim bir isim kullandığımız için hata olduğunu gördük, o zaman belki farklı bir isimle adlandırsaydık bugün onu konuşuyor ve onu anlatıyor olabilirdik. Diyarbakır yöresinde 1900’lü yılların başlarında yapılmış olan ve oraya mal olmuş bir tatlı ismi ama yapımı çok farklı, baklava, su ve süt karışımı, içinde de fındık oluyor. 

 

“HAMUR BAŞTAN
HATA KABUL ETMEZ”

 

-Sütlü Nuriye’de hamurun özelliği nedir, diğer baklavalardan ayıran bir özelliği var mı?

 

Özelliği yok, hamur olarak aynı ama hamur baştan hata kabul etmez. Malzemelerin hepsi gramı gramına ölçülür. Tuzda koyabilirsin, hava sıcaksa limon sıkabilirsin, hamuru açarken rahat edersin. Baştan hamuru güzel yoğurursan, hamur güzel açılır, istersen burma yap, istersen baklava yap, ne yaparsan yap. Bizde sadece hamuru tek farklı olan İstanbul Ev Baklavasıdır. Ekstradan tereyağ ve yoğurt giriyor, daha gevrek yapıyor, sıvı yağ da kullanılabilir.

 

“İLK 15 ÇEŞİT TATLIYLA
BAŞLADIM, ŞUAN 22,
RAMAZAN’DA DA
50 ÇEŞİTİ BULUYOR”

 

-İhsan amca, ilk kaç çeşitle başladın ve şuan kaç çeşit?

 

İlk başladığımda 15 çeşidi geçmiyordu. Baklava, şöbiyet, dilberdudağı, şekerpare, tulumba, bülbülyuvası bunlardan bir kaçı. Ayrıca lokma da yapıyorduk ama makinayla değil elle döküyorduk. Mesela o zamanlar enderdir tulumbanın elle dökülmesi ama biz yapıyorduk. Şimdi bakıyorum da adı tulumba ama tadı yok. Aslında esası köylü yumurtasıyla yaptığınızda en fazla sıvı yağda 4 kere yaparsın, 5 yapamazsın, tulumbada yağ belli eder kendini. O tulumba 25 liradan aşağıda satılmaz, ama 8 liraya satanlar var, bilmeyenler de alıyor. 10 liraya baklava satıyorlar, ben 30-40 liraya satıyorum ben ceviz kullanıyorum, kırıntı bulamazsın diğerlerinde ama vardır, sonuç olarak baklava mı baklava diyerek satıyorlar.

Şuanda 22 çeşit tatlımız var ama Ramazan’da değişir, 40-50 arası çeşitle başlıyor, kemikleşmiş olan tatlılar var, çoğaltmak isterseniz 100’e kadar çıkabilirsiniz.

 

“YENİ ÜRÜNÜMÜZ KESTANELİ
TATLIYI RAMAZAN’DA TÜM
ŞUBELERİMİZDE BULABİLİRSİNİZ”

 

-İhsan amca yeni tatlar katıyor musunuz?

 

Yeni çeşit bulup, üretmek için artık kafam almıyor, uzak duruyorum. Oğlum Mesut yeni bir ürün üretti. Kestaneden bir tatlı yaptı aslında Köz Restoran için üretti. Klasikleşmiş çok ürün var, değişik bir şey kullanmak gerekiyordu, Mesut’un aklına kestane geldi, denediler, güzel de oldu. Köz’ün müşterilerinin de çok hoşuna gitti, çocuklar yeni şeyler üretiyor, tutulursa devamı gelir. Gerçi Köz için hazırlanmıştı ama şubelerden de talep geldiğini çocuklarımdan duydum hatta Ramazan ayında tüm şubelere vermeyi düşünüyorlar.

 

“MİLLİ TAKIMA TATLI
VERİYOR OLMAK ÇOK
BÜYÜK BİR ÖZGÜVEN GETİRDİ”

 

-Milli Takıma ilk Sütlü Nuriye gittiğinde neler hissettiniz?

 

1996 yılıydı ilk başlangıç, bizim için çok büyük bir şeydi, İzmit için bile çok büyük bir şey çünkü 16 metrekarede yapıyorsunuz. Sonra baktığımızda 20 seneyi aşkındır devam eden bir şey, kulağa alışık geliyor. Bir de o dönemlerde bunu anlatmak da zordu, şimdi yerel basın olsun soranlar olsun Milli Takıma tatlı gidiyor deyince bizim futbolcular yesin diye hediye olarak gönderdiğimizi sanıyorlardı aslında. Federasyon direk olarak futbolcular yesin diye sipariş geçtiğini, para tahsil ettiğimiz ve ticari bir faaliyet yaptığımızı anlatma kısmı güç oldu ama çok şükür şimdi artık bize de çok büyük bir özgüven getirdi Milli Takıma tatlı veriyor olmak, ayrı bir güven oldu.

 

-İhsan amca, bayrağı kim devralacak?

 

Bu işi devam ettirecek üçüncü kuşakta şuan hevesli iki erkek torunum var, çok hevesliler. Hele 4 yaşında olan müşteri bile karşılıyor.  Tabi bunu zaman gösterecek, çocuklarım götürebilecekleri yere kadar taşıyacaklar. Mesut ile Metin’in bir de abileri var. İsmi Mustafa, Tüpraş’ta çalışıyor. O da Ramazan ayında yardıma gelir, aslında müşteriye daha yakın olan da odur. Çocuklarda kopukluk yoktur, onlar iyiyse ben iyiyimdir.

 

“RAMAZAN AYINDA
GÜLLAÇLAR
BENİM ELİMDEN”

 

-İhsan amca, Ramazan’da senin elinden bir tatlı yiyecek miyiz?

 

Ramazan’da Güllacı ben yapacağım. Güllaç çeşidi olarak da fınfıklı, meyveli ve fıstıklı var, bakalım Ramazan’da şubeler benden ne isteyecek? Bir de Sütlü Nuriye ne kadar isteniyorsa Kabak Tatlım da bir o kadar talep görüyor. Kabaklarım da yaz aylarında Safranbolu’da yetiştirdiğim kabaklar. Şimdi o kabakların çekirdeklerini bildiğimiz bir firmaya verdik ve 2 ton ektirdik.

 

“BİR ŞEYİ ÜRETTİN Mİ
HER GEÇEN GÜN DAHA İYİSİNİ
DAHA TİTİZLİKLE
YAPMAYA ÇALIŞMALISIN.”

 

- Son olarak İhsan amca, sıfırdan yeni bir işe başlayacak olan gençlere ne tavsiye edersin?

 

Ben hayatı, mesleğin içinde okudum, okul görmedim 15 yaşında mesleğe çıraklıkla başladım, bu zamana kadar hep mesleğin içinde yaptığım işi titizlikle iyi olması için uğraştım. Valla sıfırdan başladığın işin üzerinde durmazsan, titiz davranmazsan, kaybedersin. Müşteri benden daha iyi biliyor, siz yediniz memnun kalıyorsunuz ve birine tavsiye edersiniz, kapıdan kim girerse girsin herkes müşteri, güler yüzlü davranmak zorundasın, sorunun olsa bile bunlar çok önemli şeyler. Bir şeyi ürettin mi her geçen gün daha iyisini daha titizlikle yapmaya çalışmalısın.

 

-Çok teşekkür ederim İhsan amca,  çok keyif aldım.

Ben çok teşekkür ederim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER HABERLER

BARIŞ ARAT; BİR FİKRİ, PARAYLA BESLEYEMEZSİNİZ.

BARIŞ ARAT; BİR FİKRİ, PARAYLA BESLEYEMEZSİNİZ.

İş hayatına çocukken bir mahalle bakkalında çalışarak başlamış.“Tamam, buraya kadarmış” dediği şeker hastalığı,Aslında hayatının dönüm noktası olmuş.Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği’ni kazandığı ilk günden itibarenÇalışma hayatının tamamen içinde olmuş.Günde maksimum 3-4 saat uyuyarak her gün web sitesi yapıp satmış.Öğrenciyken kurduğu kendi işinin hayalini 60 metrekare bir alanda başlamış.Bugün ise 4 dönüm üstünde uluslararası Hizmet veren bir firma konumunda BARAT Endüstriyel…Hem bağımsız, hem de hedefleri olan, üyelerine, Kentine yarar sağlayabilen BAŞSİAD’ın da başkanı.Ve O, başarılı bir iş adamı BARIŞ ARAT…

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KENT REHBERİ

ŞANS OYUNLARI

ÖNEMLİ BİLGİLER

KOCAELİ KURUM TELEFONLAR
KOCAELİ TRAMVAY SAATLERİ
KOCAELİ TREN SAATLERİ
KOCAELİ VAPUR SAATLERİ
KOCAELİ NÖBETÇİ ECZANELER
KOCAELİ OTOBÜS SAATLERİ
KOCAELİ HARİTASI
İZMİT KARTAL SEFERLERİ (HAT 200)
SABİHA GÖKÇEN SEFERLERİ (HAT 250)
SON DEPREM KAYITLARI
AİLE HEKİMİNİZİ ÖĞRENİN
HASTANEDEN RANDEVU AL

TARİHTE BUGÜN

23 Mayıs 1945
Nazi liderlerden Himmler, müttefiklerin eline geçmemek için siyanür kapsülüyle intihar etti.

TAVSİYELERİMİZ

İddaa Canlı Skor
sanalbasin.com üyesidir