İstanbul Sözleşmesi ne diyor biliyor musunuz?

10 Ağustos 2020 tarihli yazımda ‘’ ’ İstanbul Sözleşmesi’ hiç masum değildir ve derhal, ivedilikle iptal edilmelidir.’’ Demiştim.

20 Mart 2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldı.
Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkmadan önce bu sözleşme üzerindeki iki cümlede geçen sadece üç kelimenin sözleşmeden çıkarılmasını talep etti.

Türkiye, özellikle ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ ve ‘Cinsel Yönelim’ kelimelerinin maksadını aştığını, bunların sözleşmeden çıkarılması durumunda sorun olmayacağını belirtti.

Ancak bu öneri kabul görmedi ve Türkiye, İstanbul Sözleşmesi'nden ayrıldı.

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki ‘İstanbul Sözleşmesi’nin amacının ne olduğunu halka tam olarak anlatılamadığını düşünüyorum.

İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkan neden karşı çıktığını bilmiyor, savunan kesim de  İstanbul Sözleşmesi’nin sadece kadın haklarını savunduğunu düşünüyor.

Okumadan, araştırmadan karşı çıkanların yanı sıra Cumhurbaşkanı Erdoğan'da karşı diye sırf bu yüzden karşı olanlar da az değil maalesef...

Gerçekten ‘İstanbul Sözleşmesi’nin özü Türkiye’ye tam olarak anlatılsaydı keşke.

Siyasileştirilmeseydi keşke.

İstanbul Sözleşmesi’nin asıl amacı nedir, biliyor musunuz?

‘İstanbul Sözleşmesi’, kadınlara yönelik şiddet ve ev içi şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin bir sözleşme gibi görülse de özünde eşcinsellerin yaşamda diğer insanlar gibi yaşama hakkı tanımayı hedefliyor.

‘’İstanbul Sözleşmesi’’nde ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’ defalarca kullanılıyor.

 ‘’Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’’nden amaç şu;

‘’Kadının kadınla, erkeğin erkekle yaşayabilmesi ve bunu kanun önünde aile sayılması.’’

Bunun da anlamı şu;

Eşcinsellerin reşit olmayan çocuklarıyla birlikte aynı evde yaşayabilmesi demek,

Eşcinsellerin, iş ortamı içerisinde bulunabilmesi ve dışlanması durumunda her türlü hukuki hakkının olması demek,

Eşcinsellerin, sosyal yaşamda daha çok sosyalleşmesi ve kabul görmesi demek.

Ayrıca devletin toplumun beden, ruh, cinsiyet ve inanç sağlığını korumak gibi görevlerinin devre dışı bırakılması demek.

Hangi Avrupa ülkeleri ‘İstanbul Sözleşmesi’ne karşı?

Aile birliğini zayıflatan, cinsiyetsiz bir toplumu hedefleyen, eşcinselliği özendiren ‘İstanbul Sözleşmesi’ne başta İngiltere olmak üzere Ermenistan, Bulgaristan, Çekya, Macaristan, Letonya, Lihtenştayn, Litvanya, Moldova, Slovakya, Ukrayna gibi Avrupa ülkeleri imza bile atmazken Türkiye’nin bu sözleşmeden ayrılması neden bu kadar tepki çekiyor?

Ayrıca bu sözleşmeye imza atan Polonya’nın Temmuz 2020'de sözleşmeden çekilebilmek için yasal süreç başlattığını da hatırlatmak isterim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tahsin Keskin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Zirve Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Zirve hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Zirve editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Zirve değil haberi geçen ajanstır.

02

İzmitli - Susan toplumun dili olduğunuz için teşekkür ederiz Tahsin bey. Çok güzel bir yazı.

Yanıtla . 0Beğen . 2Beğenme 29 Mart 18:15
01

Adi̇l Olun - yani eşcinsellerin de insan olarak yaşamasına karşısınız. bunu mu demek istiyorsunuz tahsin bey.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 29 Mart 14:39
03

İzmitli - @Adi̇l Olun 01 nolu yoruma cevabı: Herkes insan gibi yaşamalı ancak Türk aile yapısına uymayan yaşam tarzını desteklemek zorunda değildir herkes. Bence yazar çok güzel bir konuya değinmiş. helal olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 29 Mart 18:20