KOCAELİ Kocaeli Hava Durumu
  • 5.3546 TL
  • 6.0914 TL
  • 6.8872 TL
Kocaeli Zirve
AKP’nin dört adayından tek beklentim adil olmalarıdır
AKP’nin dört adayından tek beklentim adil olmalarıdır
Aktan Uslu
Aktan Uslu

Aktan Uslu

aktanuslu@kocaelizirve.com

12 Ocak 2019 Cumartesi - 12:05

Yazarın Tüm Yazıları

AKP’nin dört adayından tek beklentim adil olmalarıdır

“Ha açıklandı ha açıklanacak” derken AKP’nin bir diğer tanımla Cumhur İttifakı’nın belediye başkan adayları açıklandı.

Bu sürecin parti anlamında tek kaybedeni, daha bu aşamada MHP’dir. “Cumhur ittifakına zeval gelmesin” teranesi altında iktidara bu kadar biat etmeye karşılık..

Önce Çayırova ardından Gebze’de, “Ola ki seçim çalışmalarında AK Partimize laf edip ittifakımıza zeval getirirler mi” diye bir aday adayı bir adaya geri adım attıracak kadar, “Hangi akla hizmet?” sorusunun karşılığı olmayan bir siyaset biçiminin karşılığını aldılar.

Zaten işaretini birkaç gün önce AKP Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, “MHP’ye aday vermeyi düşünmüyoruz” açıklamasını üstelik tek başına yaparak vermişti. “Cumhur ittifakına zeval gelmesin” diye aday adayı ve aday çektiren bir partiyi bildiğiniz, “yok sayarak” vermişti.

Şimdi de süreci tamamlasınlar. AKP’nin adaylarının seçilmesi için yürütülecek seçim propagandasının toplu ve kalabalık fotoğraflar ile gerçekleşecek algı operasyonu ayağında adaylara eşlik edip fotoğrafları kalabalıklaştırsınlar…

**

Malum çalışma, fikir ve bilgi sahibi olduğum saham, Gebze Bölgesi ilçeleri.

Ama AKP’nin İzmit adayı üzerinden bir değerlendirmede bulunacak olursam önümüzdeki yerel seçimin şimdiden kazananlarından biri, cinsiyetçi yaklaşım üzerinden kadınlardır.

Bence İzmit’te CHP’nin adayı Milletvekili Avukat Fatma Kaplan Hürriyet veya AKP’nin adayı eski Milletvekili Sibel Gönül..

Seçimi mutlak surette ikisinden biri kazanacaktır.

**

Bugüne kadarki aday adaylığı dönemini, hiçbir partinin kimi aday göstereceğine dair olasılık üzerinden dahi hiçbir habere dahi imza atmadan tamamladım. AKP sürecini de böyle geçirdim.

Yeni ittifaklar olur olmaz, ittifaklar genişler genişlemez ben bilmem genel merkezleri bilir ama süreç henüz bitmiş değil. Saadet, İYİ Parti, HDP… üzerinden de benzer tutumumu sürdüreceğim.

Kişilerden arındırılmış olarak kimi tahminlerim tuttu. Örneğin AKP’nin 12 ilçeden en az birinde kadın aday göstereceğini kesin bir ifadeyle yazmıştım. Tuttu.

Adayın liste dışından olabileceğini hatta kadın aday adayı başvurusu olmayan ilçelerden dahi kadın aday gösterilme ihtimali olduğunu yazdım. Adayın liste dışından gerçekleşebileceğine dair öngörümü de tutturdum.

Yine AKP’nin kadın aday olasılığında Dilovası’nda önemli bir engelin ilçede AKP seçmeni veya AKP’ye meyilli seçmenin kadın adaya pek sıcak bakmadığına dair duyumumu bir yorumumda işlemiştim. Galiba o da tuttu. Dilovası’nda adaylık için listeden Mimar Kübra Turan, liste dışından Kadın Kolları Başkanı Gülay Artut yarıştı. Her ikisi de tercih edilmedi.

**

Gebze’de Zinnur Büyükgöz’ün ismi bu hafta başından itibaren çok konuşulmaya başlandı. Süreç daraldı, Abdullah Yağcı ismi ön plana çıktı. İpi Büyükgöz göğüsledi.

Büyükgöz’e dair bir yorumumda, Tahir Büyükakın’ın Büyükşehir adaylığında eli güçlenen aday adayı demiştim. Tutturmuş oldum.

Büyükgöz; Darıca ve Gebze Belediyeleri eski Başkanı İbrahim Pehlivan’ın ekibinden idi. Pehlivan’ın da başvurma olasılığı vardı ama Pehlivan, İbrahim Karaosmanoğlu’nun yeniden aday gösterilme kaygısını taşıyordu. Karaosmanoğlu’nun olası yeniden adaylığında, Pehlivan’ın Gebze için hiç şansı yoktu. Kendini galiba imajı uğruna riske etmedi.

Büyükgöz’ün Gebze için aday adaylığı başvurusu yaptığı an, Pehlivan’ın başvuru yapmayacağının kesinleştiği andı. Liste dışından da bir ihtimal gösterilebilirdi ama olmadı. Bence bu yerel seçim döneminin kişiler bazında ikinci kaybedeni oldu. İlk kaybedeni CHP’li Doktor Mustafa Anaç olmuştu. 2014’te de CHP’nin Çayırova Belediye Başkan aday adayı olan Anaç önce 24 Haziran seçimlerinde de milletvekili aday adaylığı, ardından üstelik CHP gibi bir partiden gerekçesi her ne olursa olsun adaylık garantili aday adaylığı isteme hatalarını sergileyip yasal süreçte Devlet memurluğundan istifa edip başvurmayınca, kuvvetle muhtemel CHP Çayırova Belediye Başkan adaylığını elinin tersiyle itmişti. AKP’de de İbrahim Pehlivan, Karaosmanoğlu kaygısına Gebze’yi elinin tersiyle itti gibi. İddiam odur ki o riski göze alıp başvuruyu yapsa Büyükgöz başvurmayacak ve bugün sabaha karşı kesinleşen listede adı yer alacaktı.

Zinnur Büyükgöz şimdilik rahat gibi. Çünkü CHP ve İYİ Parti ayrı ayrı adaylar ile yarışta. Şayet yerelde bir Millet İttifakı hayata geçmezse Gebze’de sandıktan elini kolunu sallaya sallaya çıkar. O ittifak kurulursa işi zorlaşacak.

Hele ki ve bence CHP çatısında kurulursa hayli zorlaşacak.

AKP’nin oy deposundan ibaret gördüğü ve vahşi kapitalizmin kuralları gereği tercihini sermayeden yana kullanıp halka yapmadık eziyeti bırakmadığı Beylikbağı, delindi. Öncelikle halka sözünü yerine getirmemekten sabıkalı bir partinin, iktidar partisi olsa dahi öyle bir partinin adayı. Olası ittifakın olasılık dâhilinde CHP çatısında kurulması halinde, düne kadar HDP’ye ve yer yer AKP’ye de oy veren seçmenin de sıcak baktığı bir adayla yarışacak.

O ittifak zayıf olasılıkla İYİ Parti çatısında kurulursa da zorlanacak. Öyle bir olasılıkta CHP seçmeninde olası fire, düşük yüzdelikte kalacaktır. CHP’nin bu yerel seçimde sistemi masaya yatırması, her iki adayın da ortak söylemlerinde halkçı, toplumcu belediyeciliği öne çıkartıp seçilirse uygulayabileceklerine dair verdiği bir güven var.  

AKP’li Büyükgöz’ün elini güçlendiren tek detay ise “uçurum” diye tanımlanan aradaki fark ama yine de sürprize hazırlıklı ve hazımlı olmak lazım..

**

Çayırova ve Dilovası’nda mevcut belediye başkanları Şevki Demirci ve Ali Toltar yönetim biçimlerinin bedelini çok ağır ödedi. AKP’nin Çayırova’daki aday adayları arasında bence oy yüzdesi en düşük kişi, Şevki Demirci idi. Gördüler. Demek ki neymiş. Kişi haddini bilmeliymiş. Yüksek ihtimalle aynaya dahi bakmadan, “Çayırovalı’yı da adam edeceğim” diyeni, Çayırovalı adam edermiş! Yandaşlara ve taraf değil “taraftar, amigo basın”a peşkeş çekilen yetim hakkı ile kurtarılmaya çalışılan imaj da yetmezmiş. Kişiyi çok övündüğü beton yığınlarına gömermiş.

Çayırova’da Demirci’nin yerine Bünyamin Çiftçi’yi adaylığa atamak da isabetli bir tercih oldu. İddiam odur ki AKP sonuçlarını kamuoyuna açıkladığı üye bazlı bir ön seçime gitse ilk üçte kesinlikle yer alırdı. Çayırova’da 2004’ten bu yana dördüncü yerel seçimde dördüncü kez mevcut belediye başkanının yerine başka aday gösteren AKP’nin işi gerçekten zor çünkü bu seçim seçmen, bir yönetim biçimini de sorgulayacak gibi. Şevki Demirci ve efradının sebep olduğu tahribatın bedeli, zayıf olasılık gibi gözükse de ağır ödenebilir.

Ayrıca… Ola ki bağımsız aday çıkar ve Çayırova’nın gerek sağ gerek sol seçmeninden eşit yüzdelik dilimlerde oy kopartırsa, bu da AKP ve adayı Çiftçi’nin dezavantajına bir durum olacaktır.

**

Dilovası’nda da Çayırova benzeri bir durum söz konusu ama Hamza Şayir’in işi Bünyamin Çiftçi kadar zor değil. Genel seçimlerde HDP, yerel seçimlerde AKP meyilli bir seçmen dokusuna sahip ilçede sahaya aday sıfatıyla CHP adayı Avukat Kemal Memiş’ten 2.5 ay sonra inecek.

AKP adayının Hamza Şayir olması Ercan Dalkılıç’ı bir kâbustan uyandırdı. Damadı Enver Yıldırım veya uzun süre Bingöllüler Derneği Başkanlığı da yapan yeğeni Ercan Güneş, AKP adayı gösterilse idi sıkıntılı olacaktı. Hele ki Yıldırım’ın olası adaylığı kuvvetle muhtemel Dalkılıç’ın önünü tamamen kesecekti.

Bence Dalkılıç bu zeminde kesinlikle aday adaylığı hamlesi yapacak ve yüksek olasılıkla, bu sefer İYİ Parti’den zorlayacak. Dalkılıç’ın Saadet Partisi’nden adaylığına olasılık vermiyorum.

Dilovası seçim sonuçları üzerine iddiam odur ki Ercan Dalkılıç aday olur, bir de ittifaklar hayat bulursa yeni belediye başkanının kim olacağı 2005’te olduğu gibi son birkaç sandığa kalır.

**

Darıca’da üç dönemi geride bırakan, üçüncü dönemi tek kelimeyle fiyasko olan, çok kısa bir süre önce bir yerden “yılın belediye başkanı” ödülü edinip kendisini avutan Şükrü Karabacak’ın tek tutunacak dalı “Reis”i; partili Cumhurbaşkanı ve AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan ile kankalık boyutundaki hukuku idi. Olmadı.

Yerine AKP Darıca İlçe Başkanı Muzaffer Bıyık’ın aday gösterilmesi sürpriz olmadı. En güçlü aday adaylarından biriydi.

Darıca Belediyesi’nde bitmek üzere olan dönemin devasa borcu bir tarafa kaynağın har vurulup harman savrulması, Sayıştay belgeli ve onaylı hesap kitaplardaki usulsüzlükler, Şükrü Karabacak ile partili olmasından sebep sahada canını sıkabilir. Seçmen sorguyu parti ve sistem bazlı yapacak olursa, dezavantajınadır.

Belediye başkan adaylı olmak için çalışmalarını üç yıl önce başlatan, 2.5 ay önce sahaya inerek hayli mesafe alan, HDP seçmeninin de sıcak baktığı CHP adayı Yakup Törk ile hayli esaslı bir yarışa, dezavantajlı girecek. Ayrıca ilçe bazında CHP – İYİ Parti ittifakının olasılığı da, “Hayli yüksek” demek belki çok iddialı olur ama varlığını sürdürüyor.

Bence Darıca’da ipi Bıyık veya Törk ikilisinden biri göğüsleyecek ama her kim göğüslerse açık ara değil tabiri caizse nefes nefese, belki de burun farkıyla göğüsleyecek.

**

Sevgili okur..

Bugün de biraz uzatmış olabilirim ama böylesi bir değerlendirmenin en kısa hali, budur. Aslında bir pasajı silebilirdim. “Öyle de battık böyle de…” ye, işi akışına bıraktım.

Yerel seçimin belediye başkanlığı adayında CHP adayı Selahattin Kaya’ya oy vereceğini daha önceden ilan etmiş bir yurttaş, Çayırova seçmeni olmanın yanı sıra mesleğimi ağırlıklı olarak Gebze Bölgesi’nde sürdüren kendi halinde bir gazeteci olmamdan sebep, seçmeni olmadığım ilçelerde de belediye başkanlarıyla inişli çıkışlı hukuklarım var.

Dört ilçemizde de belediye başkanlığına hangi partinin hangi adayı seçilirse seçilsin ama AKP vurgusunu özellikle yapmak durumundayım yaşanmışlıklar gereği..

Elbette seçildikleri ilçede tüm halka, oy versin seçmene adil olsunlar ama  basınla gerek kurum gerek kişi bazlı diyaloglarında “akredite” diye tanımlanan ayrıştırıcı, çağdışı, ilkel, gerici, yobaz, bağnaz tutumu tarihe gömsünler.

Adil olsunlar. Adaletli olsunlar.

Adalet beklentim yerel yönetimlerin yasalarda da yeri olan, yerel basına kaynak desteğiyle uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Rızık Allah’tandır. AKP’ye sığınanların, “AKP’li olmayana yaşam hakkı yok” türü söylemleri kendilerini bağlar. Öyle bir iddiam asla yok. Olmadı, olmayacak. Çalıştıkça, kimse ne aç ne de açıkta kalır. O anlamda, gam yok.

2014 – 2019 döneminde bölgemizdeki dört belediye başkanından sadece birinden bir defa, bir çalışmama ekonomik destek aldım.

İkinci sayısını bile çıkartamadığımız Nabız adlı dergiye Şükrü Karabacak, şahsı adına ve kişisel bütçesinden 200 TL ilan desteğinde bulunmuştu. Zaten ilan da sadece adıyla çıkmış, sıfatı yer almamıştı. Sağolsun. Ne inkar ederim, ne yok sayarım.

Adalet beklentim hiç olmazsa basın toplantıları, basını davet ettikleri etkinlikler içindir.

Başka da bir beklentim yoktur..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

2399 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

ANKET

Twitter

KENT REHBERİ