23 Mayıs 2018 Çarşamba 10:05
Düştüm! Sandım!  
Düştüm! Sandım!   
Elif Akyürek

Elif Akyürek

elifakyurek@kocaelizirve.com

11 Mayıs 2018 Cuma - 20:02

Yazarın Tüm Yazıları

Düştüm! Sandım!  

Düştükten sonra kalkamadığımı rüyanızda bile görürseniz, uyanıp özür dilemelisiniz!

Düştüğünüzü sanıyorsunuz..

Etrafınızdakiler de düşmüşsünüz gibi davranıyor..

Bu düşüşü diğerleriyle işbirliği içerisinde her açısını düşünerek bir hikayeye dönüştürüyorsunuz..

Sonra bu düşüş hakkında oluşturduğunuz bu hikayeyi hayatınızın her gününde tekrarlıyorsunuz..

Bir süre sonra arka planda buzdolabının vızıltısı gibi bu sıkıcı hikaye, bir parçanız olarak hayatınızda yerini alıyor..

Başkalarının gösterdiği yol iyi bir eğitim, sağlıklı bir hayat ya da zenginlik getirebilir..

Ama o zaman onların istediği insan olursunuz..

Kendin olmak ise düşmek ve kalkmak, denemek ve başarısız olmak, tekrar denemek ve başarmak ya da başaramamaktan geçer..

“O bana yardım etmedi, Ben hep yalnızdım, Elimden hiç tutan olmadı, Beni destekleyen biri olsaydı böyle mi olurdum?” gibi bitmek tükenmek bilmeyen bahaneler ile insanın kendisini neden başarısız olduğuna ikna etmesi mümkündür..

Ancak derinlerde bir yerlerde aslında kendimizi kandırdığımızı biliriz..

Sadece bunu kendimize itiraf etmeyiz..

Zira itiraf edersek, başarısız olduğumuzu kabul etmiş oluruz, bu da işimize gelmez..

Nasıl düştüyseniz öyle kalkabilirsiniz halbuki..“Konuşması ve kalk demesi kolay!” dersiniz siz şimdi..

Ancak yapması da söylemesi kadar kolay aslında..

Bizi durduran temel etken, denememek.. “Denesem de olmaz” önyargısı ve çoğu zaman ilk adımı atmaya cesaret gösterememek..

İnsan zayıflıklarla ve eksikliklerle dolu..

Bu nedenle zor bir duruma düştüğünde, başkasından yardım eli beklemesi gayet normal..

Normal olmayan durum ise başkasından beklenen yardım eli gelmediğinde başa gelen sıkıntıyı ya da mağduriyeti kabullenmek..

Ayağa kalkmayı denemek, ayağa kalkmayı başarmak ve sonrasında ayakta durabilmek süreçlerini başarıyla gerçekleştirebilen kişilerin kendi kendilerine yani başkalarının desteğini almadan ya da asgari destek ile amaçlarına ulaştıklarını, başarı ya da yeni doğuş hikayelerinde sıklıkla görüyoruz..

Bu kişiler için en yerinde tespit, “kendi hikayelerini kendileri yazan insanlar” olacaktır..

O zaman sormak gerek..

Bir başkası kendi kendine ayağa kalkmayı başarıyorsa, siz niye başaramayasınız?

Ya da bırakın başarmayı, neden sadece denemeyeceksiniz?

Kesinlikle başaramayacağınızı düşünürken bile..

Niye mi?

Bu soruya verilebilecek en güzel cevabı herhalde SamuelBeckett vermiştir; “Hep denedin. Hep yenildin. Olsun. Yine dene. Yine yenil. Daha iyi yenil!” diyerek..

Çünkü bazen deneyip başaramamak, geçmişe dair sızlanmalardan da, birilerine bağlanan ve gerçekleşmesi şüpheli umutlardan da yeğdir!

 

1419 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KENT REHBERİ

ŞANS OYUNLARI

ÖNEMLİ BİLGİLER

KOCAELİ KURUM TELEFONLAR
KOCAELİ TRAMVAY SAATLERİ
KOCAELİ TREN SAATLERİ
KOCAELİ VAPUR SAATLERİ
KOCAELİ NÖBETÇİ ECZANELER
KOCAELİ OTOBÜS SAATLERİ
KOCAELİ HARİTASI
İZMİT KARTAL SEFERLERİ (HAT 200)
SABİHA GÖKÇEN SEFERLERİ (HAT 250)
SON DEPREM KAYITLARI
AİLE HEKİMİNİZİ ÖĞRENİN
HASTANEDEN RANDEVU AL

TARİHTE BUGÜN

23 Mayıs 1937
ABD'li sanayici John D. Rockefeller öldü.

TAVSİYELERİMİZ

İddaa Canlı Skor
sanalbasin.com üyesidir