Kocaeli Zirve
 Parçalanmış Irak’ta Neo-Pers Yayılmacılığı
 Parçalanmış Irak’ta Neo-Pers Yayılmacılığı
Taylan Katak
Taylan Katak

Taylan Katak

taylankatak@kocaelizirve.com

03 Ağustos 2018 Cuma - 09:41

Yazarın Tüm Yazıları

 Parçalanmış Irak’ta Neo-Pers Yayılmacılığı

Irak'ın güneyinde elektrik kesintileri, hizmet yoksunluğu, işsizlik ve yolsuzluğu protesto amacıyla başlayan eylemlerde işin rengi değişti. Eylemciler güneyde Basra merkezli özerk bir bölge talebini artık yüksek sesle dile getiriyor.

 Irak’ın üçe bölünmesi planı adım adım ilerliyor fakat bu planın arkasında sanılanın aksine ABD değil, İran var. İran, Irak’ın güneyinde kendisine bağımlı petrol zengini bir Şii bölgesi oluşturarak Orta Doğu’daki gücünü arttırmayı hedefliyor.

 Irak’ta yaşanan son gelişmeler ülke üzerindeki İran etkisini arttırdı. Özellikle Haşdi Şabi’deki İran etkisi ve Şii milislerin giderek güç kazanması bunun açık bir kanıtı.

 Irak şu anda varlığını egemen küresel güçlerin birleşik bir Irak’tan sağladıkları çıkara borçlu. Batı emperyalizmi ve Suudi Arabistan başta olmak üzere, Orta Doğu’daki destekçileri içinde bulunduğumuz koşullar dahilinde birleşik bir Irak’tan yana. Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin gerçekleştirdiği bağımsızlık referandumuna dünyadan somut bir destek görememesinin nedeni de bu. Parçalanmış bir Irak’tan kopan güney bölgelerin İran güdümünde bir devletçik olacağı açık.

 Halihazırda birleşik bir Irak’ta güney ile kuzey farklı egemen güçler tarafından paylaşılmış durumda. Kuzeyde ABD-AB destekli Kürdistan Bölgesel Yönetimi, güneyde Basra’nın başı çektiği İran nüfuzundaki Şii bölgeler. Ülkenin orta kesimleri ise Sünnilerin yoğunlukta yaşadığı ve mevcut Şii yönetiminden rahatsızlıkların bir hayli fazla oldu yerler. 

 Irak’ta denklemler karışık. Ama bu karışıklık tıpkı, Suriye’de olduğu gibi, Irak’ta da İran yayılmacılığı için uygun bir fiili durum oluşturuyor. İran’ın Neo-Pers hayalleri adım adım gerçekleşiyor. Bunun ilk aşaması ise Şii Hilali.

 İran; Şii nüfusun yoğunlukta yaşadığı Azerbaycan, Irak, Suriye, Lübnan, Bahreyn ve Yemen’i içine alan bir egemenlik bölgesi yaratmayı uzun süredir planlıyordu. Bu hilal, genişletilmiş anlamda ve uzun vadeli stratejiler dahilinde Türkiye’nin doğusundaki Alevi nüfusun yaşadığı bölgeleri de kapsıyor. İran yayılmacılığı Irak’ta, Suriye’de, Lübnan’da ve Yemen’de kendisini yoğun bir şekilde hissettiriyor; bu ülkelerdeki istikrarsızlıkların artmasında ve kalıcılaşmasında büyük rol oynuyor. Irak’ta Haşdi Şabi’ye, Suriye’de Esad Rejimi’ne, Lübnan’da Hizbullah’a ve Yemen’de Husilere verilen destek bunda çok etkili.

 İran’ın Orta Doğu’daki bu etkinliklerini antiemperyalist bir tavır olarak görenler hiç de az değil. Bu görüşe kesinlikle katılmıyorum. Her ülke kendi çıkarları doğrultusunda hareket eder. İran da bunu yapıyor. Ayrıca İran’ın iç savaşlara müdahil olduğu ülkelerdeki tarafları incelediğimizde bu tarafların çoğunun Şii olduğunu görüyoruz. Bu şaşırtıcı değil. Çünkü İran’ın dış politikası antiemperyalist değil, mezhep esaslı bir dış politika.

 Mezhepsel çelişkiler Orta Doğu’ya büyük zararlar verdi, tedavisi zor yaralar açtı. En kötüsü de insanların arasına nifak tohumları ekildi. İran ve Suudi Arabistan arasındaki mezhepsel çelişkiye dayalı sahte düşmanlık danışıklı bir dövüşten ibaret. Her iki ülkedeki despot rejim de bu düşmanlık politikalarından besleniyor. Orta Doğu’ya mezhepsel ayrışma değil, barışı ve hoşgörüyü güçlendirecek adımlar lazım.

 Irak da dahil olmak üzere, bölge ülkelerindeki parçalanmalar ve ayrışmalar o ülkelere daha çok istikrarsızlık getirecektir.

 Bölge ülkelerindeki merkezi yönetimler ülkelerindeki azınlıklara, muhaliflere, farklı seslere tahammül etmeli. Onlara karşı yapıcı ve uzlaşmacı bir dil kullanmalı. Üzerinde önemle durulması gereken bir husus da bölge ülkelerinde demokratik, kültürel ve insani haklar talep eden toplumsal kesimlerin bu taleplerinin karşılanması gerekliliği. Bu sağlandığı takdirde hiçbir kesim ülkesinden ayrılma talebinde bulunmayacaktır. Ülkesine aidiyet hisseden insanlar ayrılmak istemez. Orta Doğu ülkelerindeki siyasi iktidarlar, ülkelerindeki tüm kesimlerde ülkelerine karşı aidiyet hissi yaratacak demokratik adımlar atmalı. Ortak yaşama bilincinin oluştuğu bir ülkede bölünme tehlikesi asla olmaz.

1933 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

SON YORUMLAR

Yazan: Yasin

Yorum: Hergün Maşukiyede Yuvacıkta yürüyüş adı altında yalamalarına ve yandaşlarına en az 50 otobüsle verdiği ziyafetleri Kocaeli Bş Bld. sine kesilen faturaları unutmadık

Murat Çakmak’a tahliye!

Yazan: Sercan devrim

Yorum: Adalet yerini buldu.

Yazan: Uğur

Yorum: Çok güzel anlattın allah senden razı olsun bunlara hakkım zehir olsun

Yazan: Cem

Yorum: Normalde 100bin tl lik araca binemeyen insanlar rutbe alinca sifir jipten asagi inmiyor. Yazik hizmete sifir jip ile gitmeye gerek yok. Su yollar metro olsun artik.

Engin Koyun’dan ne demek istedi?

Yazan: körfezspor

Yorum: sanki kendisi tesadüfen ilçe başkanı olmadı.eğitim yok bir şey yok.

Yazan: Erhan

Yorum: Eline ağzına yüreğine sağlık. Derdimize tercüman olmuşum.

Yazan: Etem

Yorum: Ağzına sağlık kardeşim az bile yazmışsın. Kibrinden gözü kör külahı sağır olanlar bunu duymayacaktır.

Körfezli genç yoğun bakımda

Yazan: Ulaş Mintemur

Yorum: Merhaba bu haberde isim karışıklığı var bu Ömer o Ömer değil kusura bakmayın lütfen düzel tirmisiniz görünce şok olduk

Engin Koyun’dan ne demek istedi?

Yazan: Körfezli

Yorum: Bu mesajla ne demek istiyorsun sende tesadüfen bu makama gelirsen millet ne der düşündün mü Sakın yanlışlık yapıp Bld.Bşk Aday adayı olma AKP Körfez de biter

Karaosmanoğlu; Muhalefet adına üzülüyorum

Yazan: Emre Celik

Yorum: Ya bu adam zamanında bizim öğrtmenimizdi. Yüzüne bakınca içiniz ferahlardı.Cidden nur yüzlü bir adamdı. Şimdi şu resmine bakıyorum. İnsanın yaptıkları hakikaten yüzüne yansıyormuş. Alakası kalmamış.

KENT REHBERİ