KOCAELİ 10° Kocaeli Hava Durumu
  • 5.2985 TL
  • 6.0488 TL
  • 6.7365 TL
Kocaeli Zirve
Kutuplaşma
Kutuplaşma
Taylan Katak
Taylan Katak

Taylan Katak

taylankatak@kocaelizirve.com

08 Mart 2018 Perşembe - 08:02

Yazarın Tüm Yazıları

Kutuplaşma

Dünya siyaset tarihine şöyle bir baktığımızda siyasi ömrünü tamamladığı ve halka verecek hiçbir şeyi kalmadığı halde, ülke yönetimini bırakmak istemeyen iktidarların ortak bir özelliğini görüyoruz: Kaostan beslenmek!

 

Demokrasi demek sadece seçimle iktidara gelmek demek değildir. Aynı zamanda seçimle iktidardan gitmektir de. Demokrasiye inanan bir siyasi irade, demokrasi ile geldiği gibi demokrasi ile gitmeyi de bilmelidir.

 

Hukuk, insan hakları, basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, laiklik, kuvvetler ayrılığı, cinsiyet eşitliği, seçim güvenliği, denge ve kontrol mekanizması demokrasinin olmazsa olmazlarıdır. Hakkında ciltlerce kitap yazılabilecek, üzerine saatlerce konuşulabilecek bir değerdir, demokrasi.

 

Demokrasiyi sadece seçimle iktidara gelmekten ibaret olarak görmek sığ bir yaklaşımdır. Eğitim sisteminin sağlam temeller üzerine oturmadığı ülkelerde halkın yanlış siyasi tercihleri o ülkeleri birçok sorunla karşı karşıya getirmiştir. İnsanların doğru siyasi tercih yapabilmeleri için iyi eğitim almaları ve araştırmacı-sorgulamacı olmaları elzemdir. Bu nedenle eğitimin demokrasinin güçlenmesinde ve kökleşmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu açık bir şekilde ifade etmek gerekir.

 

Burada görev devletlere düşmektedir. Devletler eğitim sistemlerini sağlam bir şekilde oluşturarak iyi eğitim almış, bilinçli ve nitelikli bireylerin yetişmesi için çaba harcamalıdır. Ancak üzülerek görüyoruz ki bu yöntem dünyada pek fazla tercih edilen bir yöntem olmuyor. Devletleri yöneten siyasi iradeler eğitime gereken önemi vermiyor. Bunu genellikle bilinçli olarak yapıyorlar. Çünkü siyasetçiler için araştırmayan, sorgulamayan, eğitimsiz insanları kandırmak ve popülist söylemlerle yanlarına çekmek çok kolaydır.

 

Geri kalmış ülkelerin, geri kalmışlığının temel nedeni tam da budur işte: Eğitimsiz toplumsal yapılar ve bundan çıkar elde eden siyasiler.

 

Demokrasiyi kendi siyasi çıkarları için araç olarak kullanan siyasi yapılar gitmemek üzere iktidara gelirler. Bu tür siyasi yapılar hem kendilerine hem de ülkelerine büyük zarar verirler. Gayet iyi bilirler ki normal seyrinde ilerleyen bir siyasi ve toplumsal düzende iktidarlarını korumaları mümkün değildir. Bu nedenle de kaosa başvururlar. Toplumu kutuplaştırarak, insanların arasına nifak tohumları sokarak iktidardaki varlıklarını sürdürmeye çalışırlar. Karşıtlarına yönelttikleri provokatif söylemlerle kendi destekçilerini konsolide ederler.

 

Bu tutum kısa vadede onları iktidarda tutsa da uzun vadede ülkenin birliğine ve bütünlüğüne büyük zarar verir. Kutuplaşan toplumda kritik fay hatları oluşur. Ülke dış müdahalelere açık bir hale gelirek istihbarat örgütlerinin çalışma sahası haline dönüşür. İç ve dış kışkırtmalar sonucu telafisi olmayacak durumlar ortaya çıkabilir.

 

Bu örnekleri Irak ve Suriye’de acı bir şekilde gördük. Bölgemiz tam bir barut fıçısı. Oldukça kırılgan bir yapıya sahip. Türkiye’nin bundan etkilenmemesi mümkün değil.

 

Komşularımızda yaşanan olaylar bizim için üzücü birer tecrübe. Benzer olayların bizim başımıza gelmemesi için komşularımızn yaptığı hataları iyi analiz etmek ve buna göre politikalar üretmek gerekiyor.

 

Demokrasiyi ikinci plana iten, toplumun bazı kesimlerini dışlayan, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kaşıyan her türlü tutumdan uzak durulmalı.

 

Son dönemde ülkemizdeki siyasi dil çok sert. Muhalifler şeytanlaştırılıyor. ‘’Vatan haini’’ ithamları havada uçuşuyor. İnsanların kendileri gibi düşünmeyen insanları ‘’vatan haini’’ ilan ettiği bir dönemden geçiyoruz. Bu sert söylemler toplumu kutuplaştırıyor. Başta siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere, toplumun tüm kesimleri sert söylemlerden ve ayrıştırıcı dilden uzak durmalı. Yapıcı, birleştirici ve uzlaştırıcı bir dil kullanılmalı.

 

Ülkemizin içinden geçtiği bu zor süreci atlatmak için birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bunu sağladığımız takdirde zor günleri aşarak aydınlık yarınlara ulaşabiliriz.

 

 

 

 

1687 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları
Haber İhbar Hattı

YAZARLAR

ANKET

Twitter

KENT REHBERİ


Yağız Kebap
Okşin Beçet
Almila
Davetiyem
Fidan Spor
Volka Proje
Yelkent
KKG
Polis Marketim
Bekiroğlu