Kutuplaşma
Kutuplaşma
Taylan Katak

Taylan Katak

taylankatak@kocaelizirve.com

08 Mart 2018 Perşembe - 08:02

Yazarın Tüm Yazıları

Kutuplaşma

Dünya siyaset tarihine şöyle bir baktığımızda siyasi ömrünü tamamladığı ve halka verecek hiçbir şeyi kalmadığı halde, ülke yönetimini bırakmak istemeyen iktidarların ortak bir özelliğini görüyoruz: Kaostan beslenmek!

 

Demokrasi demek sadece seçimle iktidara gelmek demek değildir. Aynı zamanda seçimle iktidardan gitmektir de. Demokrasiye inanan bir siyasi irade, demokrasi ile geldiği gibi demokrasi ile gitmeyi de bilmelidir.

 

Hukuk, insan hakları, basın özgürlüğü, düşünce ve ifade özgürlüğü, laiklik, kuvvetler ayrılığı, cinsiyet eşitliği, seçim güvenliği, denge ve kontrol mekanizması demokrasinin olmazsa olmazlarıdır. Hakkında ciltlerce kitap yazılabilecek, üzerine saatlerce konuşulabilecek bir değerdir, demokrasi.

 

Demokrasiyi sadece seçimle iktidara gelmekten ibaret olarak görmek sığ bir yaklaşımdır. Eğitim sisteminin sağlam temeller üzerine oturmadığı ülkelerde halkın yanlış siyasi tercihleri o ülkeleri birçok sorunla karşı karşıya getirmiştir. İnsanların doğru siyasi tercih yapabilmeleri için iyi eğitim almaları ve araştırmacı-sorgulamacı olmaları elzemdir. Bu nedenle eğitimin demokrasinin güçlenmesinde ve kökleşmesinde çok önemli bir yere sahip olduğunu açık bir şekilde ifade etmek gerekir.

 

Burada görev devletlere düşmektedir. Devletler eğitim sistemlerini sağlam bir şekilde oluşturarak iyi eğitim almış, bilinçli ve nitelikli bireylerin yetişmesi için çaba harcamalıdır. Ancak üzülerek görüyoruz ki bu yöntem dünyada pek fazla tercih edilen bir yöntem olmuyor. Devletleri yöneten siyasi iradeler eğitime gereken önemi vermiyor. Bunu genellikle bilinçli olarak yapıyorlar. Çünkü siyasetçiler için araştırmayan, sorgulamayan, eğitimsiz insanları kandırmak ve popülist söylemlerle yanlarına çekmek çok kolaydır.

 

Geri kalmış ülkelerin, geri kalmışlığının temel nedeni tam da budur işte: Eğitimsiz toplumsal yapılar ve bundan çıkar elde eden siyasiler.

 

Demokrasiyi kendi siyasi çıkarları için araç olarak kullanan siyasi yapılar gitmemek üzere iktidara gelirler. Bu tür siyasi yapılar hem kendilerine hem de ülkelerine büyük zarar verirler. Gayet iyi bilirler ki normal seyrinde ilerleyen bir siyasi ve toplumsal düzende iktidarlarını korumaları mümkün değildir. Bu nedenle de kaosa başvururlar. Toplumu kutuplaştırarak, insanların arasına nifak tohumları sokarak iktidardaki varlıklarını sürdürmeye çalışırlar. Karşıtlarına yönelttikleri provokatif söylemlerle kendi destekçilerini konsolide ederler.

 

Bu tutum kısa vadede onları iktidarda tutsa da uzun vadede ülkenin birliğine ve bütünlüğüne büyük zarar verir. Kutuplaşan toplumda kritik fay hatları oluşur. Ülke dış müdahalelere açık bir hale gelirek istihbarat örgütlerinin çalışma sahası haline dönüşür. İç ve dış kışkırtmalar sonucu telafisi olmayacak durumlar ortaya çıkabilir.

 

Bu örnekleri Irak ve Suriye’de acı bir şekilde gördük. Bölgemiz tam bir barut fıçısı. Oldukça kırılgan bir yapıya sahip. Türkiye’nin bundan etkilenmemesi mümkün değil.

 

Komşularımızda yaşanan olaylar bizim için üzücü birer tecrübe. Benzer olayların bizim başımıza gelmemesi için komşularımızn yaptığı hataları iyi analiz etmek ve buna göre politikalar üretmek gerekiyor.

 

Demokrasiyi ikinci plana iten, toplumun bazı kesimlerini dışlayan, etnik ve mezhepsel hassasiyetleri kaşıyan her türlü tutumdan uzak durulmalı.

 

Son dönemde ülkemizdeki siyasi dil çok sert. Muhalifler şeytanlaştırılıyor. ‘’Vatan haini’’ ithamları havada uçuşuyor. İnsanların kendileri gibi düşünmeyen insanları ‘’vatan haini’’ ilan ettiği bir dönemden geçiyoruz. Bu sert söylemler toplumu kutuplaştırıyor. Başta siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere, toplumun tüm kesimleri sert söylemlerden ve ayrıştırıcı dilden uzak durmalı. Yapıcı, birleştirici ve uzlaştırıcı bir dil kullanılmalı.

 

Ülkemizin içinden geçtiği bu zor süreci atlatmak için birlik ve beraberliğe ihtiyacımız var. Bunu sağladığımız takdirde zor günleri aşarak aydınlık yarınlara ulaşabiliriz.

 

 

 

 

1591 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

SON YORUMLAR

Çarptıktan sonra öylece ortada bıraktılar!

Yazan: okur

Yorum: hayvanı o halde bırakmayan Ayten hanıma çok teşekkür ederim

Başkan ve yönetimi İSTİFA ETTİ!

Yazan: fethiye cd.

Yorum: zaten bir işe yaramıyorlardı bir görüşleride yoktu... rüzgarı takip eden arkadaşlardı. geç bile kalmışlar...

243 günde devrialem

Yazan: Güven Gök

Yorum: Beni kendine rakip görmen hem sevindirdi hem üzdü suan güneydoğu anadolu bolgesindeyim yarin gebzespor macinda olucam ordanda tura devam edicez ben balkanturunda iken sen turkiye turunu tamamlamis olucaksin

“Kriz sizin kafanızda var”

Yazan: Arif cerıt

Yorum: Gulmeyın başkan yok demeyin kriz bunu yasayan biliyor bence kriz sizin kafanızda yok

4 firmaya haksız kazanç cezası!

Yazan: Isa karaoz

Yorum: Firmaların isimlerinide vermeleri gerekiyor.Vatandaş ona göre tepkisini göstersin.

Yazan: abdullah turk

Yorum: baskan olabılırsın ama ınsan olamamıssın zabıtalara baskı yaparak neyın pesındesın abının hatrı olmasa coktan yıktırırdım o duvarı sen buyuklerımı dua et once ınsan olmak lazım

Yazan: asi

Yorum: *Darbe gecesi şeyhin olduğu iddia edilen “Fazlı Kerem Hoca” denilen zatın dağ başındaki evine kaçtığın doğru mu?

Yazan: Emre

Yorum: Yollarda site inşaatı yapanların arabaları, tuğlaları, biriketleri, iş makinaları, kumları, vs... araçların gelişi güzel iki taraflı park etmeleri netiesinde mahalle sakinleri yoldan geçemez durumda. artık belediyeden nasıl bir imtiyaz kopardılarsa..geçen gün uyku tutmadı.dolaşayım dedim, aklıma yedi yıldız geldi, dolaştım aradım bi tane bile yıldız göremedim.sonra arabam devrildi sandım. meğerse selin sürüklediği inşaat malzemeleri yolda birikinti yapmış, bende üstünden geçmişim.

TANRIÖVEN; TİCARETİN YAZILI OLMAYAN KURALLARI VARDIR

Yazan: Adnan Metin

Yorum: Dediklerine Tamamen Katılıyor ve Seni Tanımaktan Gurur Duyuyorum Sevgili Dostum..Yolun Açık Olsun.Başarıların Daim Olsun..

Yıkım yeni başladı, veliler tedirgin

Yazan: Halk

Yorum: Neden okullar tatil olduğunda yapılmadı

KENT REHBERİ