23 Mayıs 2018 Çarşamba 09:59
Sosyolojik Vaka  
Sosyolojik Vaka   
Taylan Katak

Taylan Katak

taylankatak@kocaelizirve.com

11 Mayıs 2018 Cuma - 09:47

Yazarın Tüm Yazıları

Sosyolojik Vaka  

Sayın Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını koymasıyla ülke siyaseti hareketlendi. Zaten sıcak olan politik iklim daha da ısındı.

 İnce’nin adaylığı hem ülkemiz açısından hem de CHP’nin parti içi dengeleri açısında önemli bir gelişme. Başarısının da başarısızlığının da birçok farklı parametreye bağlı olarak, değişken sonuçları olacak. Kendisinin en belirgin özelliği güçlü hitabet kabiliyeti. Sert ve etkili siyasi jargonuyla Recep Tayyip Erdoğan’ı ciddi bir biçimde zorlayacağı aşikâr.

 

***

 Diğer aday Meral Akşener ise uzun zamandır ülke gündeminde. Liderlik vasıfları üst düzeyde bir politikacı. Tıpkı Erdoğan ve İnce gibi o da güçlü bir hitabet kabiliyetine sahip. Halkta ciddi bir karşılığı var. Lideri olduğu İyi Parti ülke genelinde büyük bir ivme yakalamış durumda.

 Selahattin Demirtaş HDP’nin yükselen yıldızıydı. Liderlik özellikleri ve söylemleri ile HDP’nin Türkiyelileşmesi açılımında kilit bir rol oynadı. Partisinin sadece Kürt seçmenden değil, Türk seçmenden de ciddi bir oy almasında katkısı oldu. Cezaevinde olmasaydı Cumhurbaşkanlığı yarışında etkili bir role sahip olabilirdi.

 

***

 Temel Karamollaoğlu, Ak Parti’nin ittifak çağrılarını partisinin ilkeleri doğrultusunda reddetmesi ve dik duruşundan hiçbir şekilde taviz vermemesiyle her görüşten muhalifin takdirini kazandı. Saadet Partisi’nin en zayıf döneminde bile toplumda belli bir karşılığı vardır. Karamollaoğlu muhafazakâr seçmen üzerinde etkili olabilecek bir politikacı. Siyasi söylemleri açısından rakiplerine göre daha naif bir duruşa sahip. Bu yönüyle diğer adaylardan ayrılıyor. Sert ve etkili söylemlerin geçer akçe olduğu bir dönemde bu naif duruş kendisine seçim kazandırır mı, bilinmez. Ama böyle bir duruşa ülkemizin ihtiyacının olduğu açık.

 

***

 

 Recep Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce, Meral Akşener ve Selahattin Demirtaş… Cumhurbaşkanlığı yarışında isimleri geçen bu dört politikacı ideolojik olarak farklı görüşlerde olsalar da bazı ortak özelliklere sahipler. Bu özelliklerin en belirginleri güçlü hitabet kabiliyetleri, kitleleri peşlerinden sürükleme becerileri ve popülist söylemleri etkili biçimde kullanabilmeleri… Erdoğan ile İnce arasındaki bir ortak özellik de kullandıkları sert siyasi jargon. Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanlığı seçiminde çok güçlü rakiplerle karşı karşıya. Kıyasıya bir yarış olacak.

 

***

 

 

İdeolojik görüşleri farklı olan ama bazı ortak özelliklere sahip bu politikacıların halkımızdan ciddi bir teveccüh gördüğü ortada. Bu noktada sosyo-politik bir analiz yapmakta fayda var. Yurttaşlarımız genellikle güçlü hitabet kabiliyeti olan, kitleleri peşinden sürükleyebilen, popülist söylemleri etkili biçimde kullanan, sert siyasi jargona sahip politikacıları destekliyor. Geçmişten bugüne siyasi tarihimizi incelediğimizde bu durum sosyolojik bir vaka olarak bütün netliğiyle önümüze seriliyor.

 Toplum psikolojisi açısından oldukça önemli olan, sosyologlar ve politikacılar tarafından üzerinde hassasiyetle durulması gereken bu durumun temel nedenini ‘’güven’’ olarak varsayabiliriz. Yurttaşlarımızın sözünü ettiğimiz özelliklere sahip olan politikacıların güçlü liderlik vasıflarına sahip olduğunu düşünerek ülkeyi yönetmeleri için onlara güven duyduklarını söylemek yanlış olmaz.

 Demokrasi kültürünün güçlü olduğu ve eğitim sisteminin sağlam temeller üzerine kurulduğu politik ortamlarda seçmenler daha çok bağıran siyasetçilere değil, gerçekçi politikalar üreten siyasetçilere itibar ederler.

 

***

Yakın bir geçmişe kadar seçmen davranışları Batı’ya gidildikçe değişirdi. Batı ülkelerindeki seçmenler sakin ve naif politikacı profillerini desteklerdi. Ancak bu durum artık değişmiş görünüyor. Orada da genellikle hamasete dayanan popülist söylemler itibar görüyor. Sadece Batı ülkelerinde değil, tüm dünyada yükselen rüzgâr bu.

 

***

Seçmen tercihlerini doğru analiz edip bu analizler doğrultusunda yapıcı politikalar üretmek siyasetçilerin temel görevlerinden biri. Ülkemizin ve halkımızın çıkarları için çalışan bir politikacı toplumsal gerçekleri göz ardı etmemeli. Bu gerçekler ışığında ayakları yere basan ve halkta karşılığı olan, halk yararına politikalar üretmeli. Bir ülkenin gelişmesinin önünü nitelikli politikacılar açar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1438 defa okundu.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KENT REHBERİ

ŞANS OYUNLARI

ÖNEMLİ BİLGİLER

KOCAELİ KURUM TELEFONLAR
KOCAELİ TRAMVAY SAATLERİ
KOCAELİ TREN SAATLERİ
KOCAELİ VAPUR SAATLERİ
KOCAELİ NÖBETÇİ ECZANELER
KOCAELİ OTOBÜS SAATLERİ
KOCAELİ HARİTASI
İZMİT KARTAL SEFERLERİ (HAT 200)
SABİHA GÖKÇEN SEFERLERİ (HAT 250)
SON DEPREM KAYITLARI
AİLE HEKİMİNİZİ ÖĞRENİN
HASTANEDEN RANDEVU AL

TARİHTE BUGÜN

23 Mayıs 1937
ABD'li sanayici John D. Rockefeller öldü.

TAVSİYELERİMİZ

İddaa Canlı Skor
sanalbasin.com üyesidir