Emeğin hakkını koruyan,onun yolunda gidenin yolu da kutsal olur.
Bizim yollarımız hep dikenlidir.
Her babayiğit gelemez,bizim yollardan,
Yiğit olmak gerekiyor...
Bir zamanlar,bende çalıştığın fabrikada emekçiydim.
Beni ne işveren,nede sendika sevdi.
Sevmesine de gerek yok,saygılı olsun yeter..!
Bilenler bilir,
Son 6 yılımı,onlara göre sürgün,bana göre hicret...
İş kanunlara uymayarak,fabrikada beni Evliya Çelebi gibi gezdirdiler.
Benim için hiç sıkıntı yok,
Çin’e göndersende giderim.
Bizim davamız ekmek,
Her yerde konuşuruz...
Problem bile yapmadım,
En büyük düşmanın kim olur,yakınında ki..!
Çalıştığım yerlerde,sendikadan,işverenden almış olduğu talimatlarla sözde bana mobbing uygulaması yapmaya da çalıştılar.
Ben sizlerin haklarınızı koruduğum için buradayım,onu düşünen yok!
Onlar,bir mevki almanın peşinde,
Şahsiyetlerini satarak!
Her yerde çıkar,ama açık ve net söylüyorum,
Tekin Kara döneminde çok fazlası vardı.
Kendisine ve ona destek verenlere, hakkımı helal etmiyorum...
Haklar nasıl verildi,en basit örneği...
Çalışanlardan alanlar kaldı mı,bilmiyorum ama alınan hakları satmayacaksın!
Tam tersi bir fazlasını alacaksın...
Çalıştığım yıllarda,
Altınyıldız kumaş,deri ceket,ayakkabı fişi verirlerdi.
Bunları paraya çevirdiler.
Yapmayın etmeyin dedim,ama yaptılar...
İşçinin kooperatifi olan yeri,aile şirketi yaptılar.
O kadar tepki almama karşı,tek başıma onuda bitirdim.
Herkes güçlünün yanında,yanımızda azınlıkta olsa,bilgi yetiyordu bana...
Şimdi emekçi kardeşim,
Gübre fiyatları uzaya çıkmış,
Senin aldığın maaşın yerinde sayıyorsa,
İşte orada bir sıkıntı vardır.
Benim ilk yıllarımda,
Beyaz yakalar,emekçinin aldığı maaşı kıskanırlardı,bizde mi sendikalı olalım diyenler bile vardı.
Sonrası malum!
Unutmayın ki...
İnanırsan başarırsın,
İşte o yol,sana o zaman kutsal olur.
Neşteri sen veriyorsan,
Vurmasını da sen öğreteceksin...
Bilmiyorsa,değiştireceksin...