Sadece direniş değil kamu görevi
BMİS Gebze Örgütlenme Uzmanı Nihat Akyol, 20 küsuruncu deneyimini BMS Metal direnişinde yaşıyor: 'Sadece direnmiyoruz. Anayasanın işlemesi için kamu görevindeyiz'
Nihat Akyol… DİSK Birleşik Metal İş Sendikası Gebze Şubesi’nde örgütlenme uzmanı olarak görev yapıyor. 52 yaşında evli ve iki çocuk babası. Sendikada 15’nci yılı. Bir dönem şube sekreterliği yaptı. Hep örgütlenme uzmanı olarak çalıştı. 10 yıldır sahalarda ve 20’nin üzerinden sendikal örgütlenme vakası deneyimine sahip: “Hep aynı, bizim örgütlendiğimiz işyerlerinde tavır tutum hep aynı. Sendikalara karşı bilinen tavrın yanı sıra DİSK’e karşı DİSK olmasından esasla daha sert bir tavır söz konusu. Zahmetsiz örgütlendiğimiz, işçi çıkışı yaşanmadan, direniş yapmadan örgütlendiğimiz yeri hiç hatırlamıyorum.”
Deneyimlerini kitaplaştırabilir
Nasıl olduysa; 2017 yılının yaz mevsimi hariç 10 yıl boyunca senenin her ayı, mevsim farkı gözetmeksizin eylemlerde yer alan, tabiri caizse şubedeki masası örümcek bağlayan Nihat Akyol, hafta sonu günlerini de ekseriyetle eylemlerde geçiriyor: “Hayatımı yazsam roman olmazdı ama en büyük eksiklik o. Türkiye işçi sınıfına yol gösterebilecek, deneyimler aktaracak bir hayat hikâyesi kaleme alabilirdim yani. Direnişler, işgalleri anlatan…
Sadece direniş değil, kamu görevi
Aslında baktığınızda bizim görevimiz aynı zamanda bir kamu görevidir. Türkiye Cumhuriyeti’nde yasayı çıkartanlar yasanın uygulanması için hiçbir şey yapmazken bizim görevimiz aslında baktığınızda Türkiye’de yasa ve anayasa maddelerinin uygulanmasıdır.
Anayasayı çiğnemek değil uygulamak suç!
Ama maalesef Türkiye’de son yıllarda baktığımızda, Anayasa ve yasanın uygulanması suç haline geldi. BMS Metal’deki arkadaşlar da Anayasal haklarını kullandıkları için açlıkla terbiye edilmeye çalışıyorlar. Yani bu arkadaşlara patronların kulu kölesi olursunuz deniyor. Hiçbir şey talep etmesinler. Sabah denilen saatte işbaşı yapsınlar. Mesai çıkış saatlerini de patron istediği zaman belirlesin diye, böylesi bir çalışma hayatı içerisindeyiz.”
Yeterince dayanışma yok
BMS Metal’deki sendikal örgütlenmede yaşananların emsalleri ile aynı olduğunu, bu tip vakalarda işyerinden ötürü detaylarda değişimin olabildiğini kaydedip kısaca, “Hep aynı aslında…” diyen Akyol şöyle devam etti:
“Bir işçi kenti olarak Gebze’de maalesef yeteri kadar dayanışma sağlanamıyor, önemsenmiyor. Türkiye’de son ekonomik krizle birlikte sendikaların özellikle konfederasyonların kamuoyu, eylem, miting yapması çok zorlaştı. Aynı zamanda son günlerde sendikaları karşı takınılan karşı tavır da cabası.
Cargill, Flormar, BMS… Su yüzüne çıkanlar
Bursa Orhangazi’de Cargill işçilerine yapılanlar, Gebze OSB’deki Flormar’da yaşananlar ve tüm bunlar sadece kamuoyu önünde yaşananlar. Ama sendikasız örgütsüz olup bunların belki 100 katı Türkiye’de şu anda milyonlarca işçi mağdur ediliyor. Hem çalışma hayatının içinde mağdur ediliyor. Hem de ekonomik olarak zaten Türkiye şu anda bir mağduriyet içerisinde. Bunu ancak sınıf ve sendikalar dayanışmayla, birlikte mücadeleyle aşarlar. Bugün sendikaların daha çok birlikte mücadele etmesi gerekiyor.
Konfederasyonlar acilen eylem planı çıkarmalı
Türkiye’de bunun örnekleri var. 1990’lı yıllardaki krizlerde tüm emek cephesini bir araya getiren bahar eylemleri, emek cephesini oluşturdu hatta belki de Türkiye tarihinde belki de ilk defa sendikalar bir emek programı yayınladılar, sosyal ve ekonomik olarak. Bugün Türkiye o günkü koşullardan daha kötü durumda. Konfederasyon ve sendikaların acilen ortak eylem planını ortaya çıkartması gerektiğine inanıyorum.
Gebze’de ortak bir eylem yapılmalı
Flormar direnişçileri ile karşılıklı birbirimize destek ziyaretlerimiz oldu. Önümüzdeki günlerde Gebze’de ortak bir basın açıklaması veya bir miting yapılabilir mi bilemiyoruz ama ortak bir eylem olması gerektiğine ben inanıyorum. Ortak bir eylemin Gebze kamuoyu ve Gebze’deki işçilerle birlikte yapılması gerektiğine inanıyorum.
Sendikamız burada arkadaşların geliş ve gidişlerini, ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Onun dışında bir şey zaten yok. Bugün zaten dokuzuncu (25 Eylül itibariyle onaltıncı) gün. Önümüzdeki günlerde nelerle karşılaşılabilir, göreceğiz.”