Sokak kedilerinin market mesaisi
Türkiye'nin hemen her kentinde sokakların vazgeçilmez sakinleri olan kediler, yiyecek arayışında rotayı market ve pet shoplara çevirdi. Özellikle otomatik kapıların hareketini takip eden ve giriş çıkış yapan müşterileri karşılayan kediler, market önlerinin müdavimi haline geldi.
Türkiye’nin hemen her kentinde sokakların vazgeçilmez sakinleri olan kediler, yiyecek arayışında rotayı market ve pet shoplara çevirdi. Özellikle otomatik kapıların hareketini takip eden ve giriş çıkış yapan müşterileri karşılayan kediler, market önlerinin "müdavimi" haline geldi.
Sabahın erken saatlerinden itibaren dükkan kapılarında toplanan ve gruplar halinde adeta mesaiye başlar gibi yerlerini alan kediler, alışveriş yapan vatandaşların yolunu gözlüyor. Market önlerini "yeni yaşam alanı" olarak benimseyen ve hazır mamaya ulaşma alışkanlığıyla kapı önlerinde sabırla bekleyen kediler, zaman zaman oluşturdukları kalabalık nöbet manzaralarıyla vatandaşları karşılıyor.
"Marketlerin önüne geliyorlar, mamalara kolayca ulaşıyorlar"
Kocaeli Veteriner Hekimler Oda Başkanı Mehmet Bostancı, kedilerin insanlarla bir araya geldikçe daha da evcilleşen canlılar olduğunu ve mizaçlarının değiştiğini vurgulayarak, "Baktığımızda kedigiller çok geniş bir aile ve zamanla avcılık içgüdüsünü kaybedebiliyorlar. Evlerde yaşayabiliyorlar. Marketlerin önüne geliyorlar, mamalara kolayca ulaşıyorlar, kaçmıyorlar. Bu gibi unsurlardan dolayı kediler artık insanlarla toplum içinde yaşayabilen bir hayvan haline gelmiş durumda" dedi.
"Avlanma yetenekleri zayıflayabiliyor"
Bostancı, kedilerin hazır gıdaya alışmasının uzun vadedeki etkilerini de değerlendirdi. Sürekli hazır mamayla beslenen kedilerin avlanma yeteneklerinin zayıfladığına dikkati çeken Bostancı, "Hazır gıdaya ulaşamazsa zor şartlarda hayatta kalma becerisi de ortadan kalkıyor. Ne oluyor? İnsan popülasyonu azaldığında ya da ağır kış şartlarında maalesef birçok kedi ölüyor, hayatta kalamıyor" diye konuştu.
"Gelişigüzel besleme çevreye ve hayvana zarar veriyor"
Vatandaşların iyi niyetle yaptığı beslemelerin çevre sağlığını tehdit etmemesi gerektiğini de vurgulayan Bostancı, kaldırım veya apartman önlerine rastgele dökülen yemek artıklarının risk oluşturduğunu söyledi. Bostancı, beslemenin belirli noktalarda ve kaplar içinde yapılması uyarısında bulunarak, şunları kaydetti:
"Eğer sokağınızda bir kedi varsa beslemesini yapınız ama bir besleme noktası belirlemek gerekiyor. Gelişigüzel besleme yapılmamalı. Bazen rastgele bir evin önüne, apartmanın boydan boya önüne yem döküldüğünü görüyoruz. Kaba bile konulmamış ya da yemek artığı dökülmüş. Kişi kendince beslediğini düşünüyor ama hem çevreye hem hayvana zarar vermiş oluyor. Bunun bilinçli bir şekilde yapılması gerekir. Hayvan için de zararlı çünkü yere dökülmüş bir şeyde pislik ya da başka bir hayvan hastalığı varsa kediler bunu alabiliyor. Vatandaşlarımızın buna mutlaka dikkat etmesi gerekiyor."
Sürücülere "kaputa 3 kez vur" kuralı hatırlatması
Ayrıca, yaklaşan kış mevsimiyle birlikte sokak hayvanlarının barınma ve su ihtiyacının artacağını da hatırlatan Bostancı, "Özellikle hayvanların suya ulaşmaları zor olacak. Vatandaşlar, bir kap suyu mutlaka evlerin, apartmanların önünden eksik etmesinler. Yine söylüyorum, kış geliyor. Bu canlılar sığınacak yer arayacak. Araçların kaputları sıcak olduğu için oraya sığınabiliyorlar ve insanlar bunu fark etmeyebiliyor. Kışın araca binmeden önce 3 kez kaputa vurmak gibi bir kural vardır. Vatandaşlarımız buna mutlaka dikkat etmeli" ifadelerini kullandı.