Tahsin  Keskin

Başkan adaylarından söz istiyorum!

Tahsin Keskin

Türkiye’nin en önemli gıdası ekmek üzerine hiçbir zaman sağlıklı politikalar üretilmediği için üretici de tüketici de hep mutsuz oldu.

Özellikle de İzmit’te…

Fırın sahiplerini dinliyorsun dertli, fırında çalışan emekçileri dinliyorsun onlar da dertli…

İşin daha ilginci bu mutsuzluk halkasında vatandaşı da dinlediğinizde o da mutlu değil.

Anlayacağınız herkes mutsuz ve şikayetçi!..

Çevremde çok fırıncı olduğu için fırıncıların sıkıntılarını yakından biliyorum.

Fırıncıların en önemli sıkıntısı üretimde çalışacak kalifiye eleman bulamamaları.

Fırıncılarda özel yaşam, gece gündüz gibi kavramlar da yok.

Bayram, düğün, özel gün demeden üretim yapmak zorundalar.

Fırınların bir başka sıkıntısı da haksız rekabet...

İşçisinin maaşını günü gününe ödeyen, sigortasını eksiksiz ve zamanında yatıran, onların sosyal haklarını sağlayan, üretimini hijyenik koşullarda yapanlarla merdiven altı üretim yapanların aynı fiyattan ekmek satma zorunda bırakılmaları rekabet koşulları içinde ciddi bir haksızlığa sebep oluyor.

Ayrıca kaliteli yani pahalı unu kullanan da en ucuz unu kullanan fırıncı da ekmeği aynı fiyattan satmak zorunda.

Böyle olmaz.

Her şeyde serbest piyasa ekonomisinden bahsedeceksiniz ama fırıncıya gelince sana yok diyeceksiniz.

Böyle serbest piyasa ekonomisi de olmaz.

Hatta ‘’UNO’’ ekmeğe istediği fiyatı koyuyor ve ona kimse karışmıyor, ama sıra benim mahallemdeki fırına gelince ekmeğini sen şu fiyattan satmak zorundasın, deniliyor.

Bu tek kelime ile haksızlık.

Fırıncılara yapılan bu haksızlık ama fırıncıların tamamı çok mu düzgün?

Elbette değil.

Dillerinden müslümanlığı düşürmeyen bu insanlar domuz eti yemezler ama haram yerler.

Eksik gramajlı ekmek satarak kul hakkına girerler ama hırsızlığı da karşıdırlar.

Her zaman olduğu gibi işini doğru dürüst yapanlar baş tacı, lafımız elbette onlara değil.

Ancak ekmeğine haram karıştıranların sayısı öyle az boz değil yani.

Çözüm nedir?

Çözüm çok basit aslında.

Gramajı aynı olmak şartıyla ekmek fiyatlarını serbest bırakacaksınız.

İsteyen fırıncı istediği fiyata ekmeğini satacak.

Ekmek piyasasındaki denge kendiliğinden oluşacaktır zaten.

Her sektörde olduğu gibi ekmekte de tüketicinin talebi fiyat noktasında belirleyici olacak.

Ancaaaak,

Ekmek fiyatlarını serbest bırakırken sosyal devlet anlayışını da bir kenara bırakamazsınız.

Düşük gelirli halkı unutmayacaksınız.

Aman birilerini üzmeyeyim, aman birilerini karşıma almayayım demeyeceksiniz.

Kocaeli’de Halk Ekmeği kuracaksınız.

Bu işin başka çaresi yok kardeşim.

Bu düzen böyle devam ettiği sürece ekmeğin gramajından da çalarlar kalitesinden de…

Şu anda 210 gram ekmek 8 liradan satılıyor.

Zam için 31 Mart 2024’teki yerel seçimler bekleniyor.

Seçimden sonra ekmek en az 10-12 lira olacak.

Küçücük bir ekmeğin 12 lira olacağı bir yerde asgari ücretli ne yapacak?

Hazır şimdi seçimler de var.

Başkan adaylarından ben ‘’Halk Ekmek fabrikalarını kuracağız’’ sözünü bekliyorum.

Kim size bu sözü verirse oyunuzu ona verin.

Öyle nerde olduğu, ne zaman açıldığı, ne zaman kapandığı belli olmayan, fırıncılardan toplama ekmeklerle göstermelik yapılan halk ekmekten bahsetmiyorum.

Belediyenin veya özel idarenin kuracağı gerçek halk ekmek fabrikalarından söz ediyorum.

Şimdi tam zamanı.

Seçimlerden önce belediye başkan adaylarından ‘’HALK EKMEK’’ sözünü bekliyorum.

Bakalım, bu sözü ilk hangi başkan adayı verecek.

-----------

BİR SÖZ:

İnsan öldükten sonra ne kadar çabuk unutulduğunu görse kimseye kendini beğendirmek için çabalamazdı.

-Sadi Şirazi 

Yorumlar 1
Utku 23 Ocak 2024 10:53

Bu son söz çok güzel ama bu sözü okurlarınıza değil övdüğünüz siyasilere söyleyin.

Yazarın Diğer Yazıları