FIRAT GÜL’E SÖYLEYECEKLERİM VAR! - Tahsin Keskin

FIRAT GÜL’E SÖYLEYECEKLERİM VAR!


İskenderunspor-Kocaelispor maçından sonra yağmur-çamur, yaz-kış demeden Kocaelispor maçlarını takip eden Kocaeli Gazetesi’nden Erdem Övüç ve TV 41’den Selim Eryılmaz’la birlikte Fırat Gül’ün basın toplantısını izledim.

Keşke Fırat Gül’ün basın toplantılarını daha önce izleseymişim.

Fırat Hoca, maçı değerlendirmeye başladı ama iki metre yakınında olmama rağmen hocanın ne söylediğinin yarısını duyamadım.

O kadar kısık sesle konuşuyor ki, hocanın ifadelerini artık dudak okuma yöntemiyle anlamaya çalışıyorum ama nafile…

Arkadaşlara sorduğumda ‘’Hoca hep böyle kısık sesle konuşuyor’’ dediler.

Fırat Hoca’nın basınla arasının kötü olma sebebini şimdi anladım .

Üzgünüm ama kimse hocanın ne anlattığını kimse duymuyor ki…

Fırat Hoca’ya birileri basın toplantılarında biraz sesini yükseltmesini söylesin lütfen.

Ayrıca Fırat Gül’ün maç esnasında oyuncularına bir kez bile bağırdığını, kızdığnı duyan var mı?

Sen oyuncularına bağırmazsan taraftar sana bağırır Fırat Hoca’m.

Hiç değilse bundan sonraki maçlarda hata yapan oyuncularına biraz bağır da taraftar da sana bağırmayı kessin.

Bir de saha içerisindeki teknik adam için belirlenen çizgilerin içinde durma her zaman.

Arada sırada o çizgilerin dışına çık, oyuncularını uyar.

Azcık Jorge Jesus’u maçlarda izlersen ne demek istediğimi anlayacaksın.

Lütfen biraz agresif ol Fırat Hoca’m.

İddia ediyorum, Fırat Hoca, bu dediklerimi yapsın, çok daha farklı bir Fırat Gül, çok daha iyi bir Kocaelispor izleyeceğiz.

------------------------------------

HATAY İZLENİMLERİM
26 saat geçirdiğim Hatay ile ilgili izlenimlerimi Kocaelispor yazılarım sebebiyle bir türlü yazma fırsatı bulamamıştım. Nasip 5 gün sonrayaymış.

Öncelikle Hatay’a uçakla gidip ve havalimanından direkt merkeze gidecekseniz, toplu taşıma araçlarını sınırlı olarak kullanabiliyorsunuz. 

Çünkü çok ilginçtir ki Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin halk otobüsleri Hatay Havalimanı’nın içine alınmıyor. İki saatte bir sefer yapan Büyükşehir Belediyesinin otobüsleri havalimanın giriş kapısından yolcu alıp yine kapıya kadar getirebiliyor.

Bu nedenle de HAVAŞ veya TİCARİ TAKSİLER’e mahkumsunuz.

Ayrıca şehiriçi ulaşımda Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin sadece 5 adet otobüsünün olduğunu öğrendim. Diğer halk otobüslerin hepsi özel kişilerin elinde çalıştırılıyor.

Havalimanından Antakya’ya giderken uçsuz bucaksız gibi görünen Türkiye'nin en verimli ovası Amik Ovası’ndan geçiyorsunuz.

Ancak burada da beton yapılaşma sebebiyle üretim gün geçtikçe azalmaya devam ediyor. Amik Ovası’nın büyük bir bölümünü bölgenin zenginleri parsellemiş durumda zaten.

Hatay’ın zengini, çok zengin ve büyük çoğunluğu batıdaki büyük şehirlerde yaşıyor. 

Halkın orta gelir grubu Türkiye genelinde olduğu gibi azalma eğiliminde... Düşük gelir grubu da Türkiye ortalamasının altında bulunuyor.

Kentin Ekonomisi Ağır Yara Almış 

Özellikle son yıllarda Türkiye-Suriye arasındaki gerginlik sebebiyle sınırdan giriş çıkışların yasaklanmasıyla kentin ekonomisi ağır yara almış.

15-20 yıl öncesine kadar kaçakçılıktan çok ciddi gelirler elde ediliyormuş. Özellikle geçmiş yıllarda mazot kaçıkçılığından çok büyük vurgunlar yapılmış.

Üç Büyük Dinin Kesiştiği Kent
Antakya’da her dinden her siyasi görüşten insanı bir arada görmek çok mümkün.

İslam, Hristiyanlık ve Musevi inançları iç içe yaşarken bir tarafta cami diğer tarafta kilise ve havralar aktif olarak faaliyetlerini sürdürebilmektedir.

Aslen Arap olduğu halde MHP’li insan sayısının azımsanmayacak kadar fazla olduğunu gördüm. Örneğin bize şehri gezdiren Abdur Rezzak ve ailesi gibi…

Yaya Geçidinde Öncelik Araçların!

Antakya’da yaya geçitlerinde önceliğin araçlarda olduğunu gördüm. Yaya geçidinde yaya geçerken duran bir araç görürseniz kesin yabancı plakalı biridir.

Çünkü Antakyalı yaya geçidinde yayaya öncelik tanımaz. Ayrıca gelişi güzel park edilen araçlara polisin ses çıkartmadağını öğrendim.

Kocaeli’deki bazı trafik polislerini Antakya’da görmeyi isterdim doğrusu...

Farklı din ve inançlara sahip insanların oluşturduğu Antakyalıların en önemi ortak yanı yabancıya karşı saygı ve sevgisi. Bunu kentte dolaşırken bile hissediyorsunuz. Çok cana yakınlar gerçekten.

Antakya tarihi mimari yapıları, dini yerleri ile her noktasında tarih kokan bir kent.

Antakya Kalesi’ni gezebilir, hemen merkezde Uzun Çarşı Caddesi’ndeki Ulu Cami’ye gidebilir, Saint Pierre Kilisesi’ni görebilirsiniz.

Akşam olunca da Saray Caddesi’nin arka sokaklarında canlı müzik eşliğinde keyifle zaman geçirebilirsiniz.

Bu arada kentte sokak lezzetleri çok fazla. Bu da Arap kültüründen ileri geliyor sanırım.

Hatay Sokakları’nda İzmitli Olmak!
Bu kentte gezerken ya İzmit’te görev yapan ya da İzmit’e daha önce gelmiş birine rastlamanız çok mümkün.

Cumartesi akşamı Hatay sokaklarında yürürken ‘’Tahsin beeey’’ sesini duyunca çok şaşırmıştım doğrusu.

İzmit’ten tanıdığım Ferit Bey'in karşı kaldırımdan yanıma gelerek ‘’Tahsin Bey, gerçekten siz misiniz? Ne işiniz var Hatay’da’’ deyip bana sarılışını unutmuyorum. O akşam yemekleri ve künefeleri Ferit Bey ısmarladı. Umarım benim de İzmit’te onu ağırlama şansım olur. Bu arada kendisi Hatay’da da olsa yazılarımızı takip ediyormuş.  

Ertesi günü sokakta adres sorduğumuz bir polisin de tebessümle Kocaeli’de görev yaptığını öğrenince biz de mutlu olduk elbette. Pazar sabahı her Kocaelispor kaşkolluyu durdurup sohbet etmek de ayrı bir güzeldi.

Antakya’da Neler Yedik?
Antakya’da yeme içme İzmit’e göre daha ucuz. 

Sabah hariç her öğünde künefe yedik dersem abartmamış olurum. Antakya’daki künefenin İzmit’tekinden farkı künefenin içindeki peynirin daha çok ve şerbetinin çok daha keskin olması.

Antakya’da hangi yemeği yerseniz yiyin mutlaka baharat ve acıyı iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Ayrıca bize göre Hatay yemeklerinin aşırı yağlı olduğunu söyleyebilirim.

Antakya’nın künefeden sonra en meşhur yiyeceği Tepsi Kebabını tavsiye ediyorum.

Ancak özellikle sarımsak, yağ ve baharatın Tepsi Kebabının olmazsa olmazlarından olduğunu hatırlatmak isterim. 

Cana yakın Hatay halkı ile yeniden hoş sohbet etmek ve enfes yemeklerini yeniden tatmak için Kocaelispor’un bir an önce şampiyonluklar yaşayıp, şehir takımı Hatayspor ile oynayacağı Süper Lig karşılaşmasını sabırsızlıkla bekleyeceğim.

İyi ki varsın, iyi ki Türkiye’ye katıldın Hatay…
-----------------------------

YALAMA GAZETECİ!
Kocaelisporlu bir yönetici Kocaeli’den bir internet haber sitesinin sahibini uçak gidiş-dönüş, gece konaklama, yeme içme dahil bütün masraflarını karşılayarak İskenderunspor-Kocaelispor maçı için Hatay’a götürmüş.

Yani bizim gazeteciye tam sponsor olunmuş.

Rüşvetin günümüzdeki adı sponsor oldu ya o yüzden bu tabiri kullandım..

Böyle bir ortam içerisinde bunu yapan yöneticiye de bunu kabul eden gazeteciye de yazıklar olsun.

Yöneticinin bu yaptığı, olağanüstü kongrede yeni yönetime girme hayalleri çerçevesinde hakkında güzel bir şeyler yazması için rüşvet değil de nedir?

Diğer taraftan bunu kabul eden gazeteci rüşvetçi değil midir?

Bunlar yalama gazeteci olduğu için bu ifadeler onlar için çok basit kalıyor aslında...

Buna rağmen bu tabirlerimin çok ağır olduğunu düşünenler varsa onlara sormak isterim;

Kocaelispor’un olağanüstü seçime gittiği, mevcut yöneticilerin yeni yönetime girmek için can attığı, gerçek Kocaelispor taraftarının değişim beklediği böyle bir zamanda bir gazeteci nasıl olur da böyle bir şey yapar?

Bu bir gezi programı değil, Kocaelispor’un en önemli rakibiyle deplasmanında karşılaştığı bir maçtı.

İskenderunspor maçı kaybedilseydi, çok büyük olayların çıkma ihtimali az mıydı?

Mesela statta olaylar çıksaydı bu arkadaş bunları tarafsız bir şekilde yazabilecek miydi?

Yoksa olayları görmezden mi gelecekti?

Ya da daha önce yaptıkları gibi hep yöneticileri mağdur gösterip yeni deplasmanların masraflarının karşılanması sözünü mü alacaktı?

Yöneticinin tüm masraflarını karşıladığı bir seyahatte o yönetim hakkında nasıl tarafsız yazı yazacaksın?

Uçak biletini, konaklama masraflarını karşılayan yönetici de senden yağlandırıp ballandırmanı beklemez mi?

O zaman sen de yalama gazeteci olmaz mısın?

Böyle bir maça gelmek istiyorsan tüm masraflarını kendin karşılayacaksın arkadaş.

Şimdi sen Hatay’a gidip gazetecilik yaptığını düşünüyorsun.

Bu yaptığın gazetecilik öyle mi?

Hadi ordan, bak işine!


 

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 2

  • İzmitli | 18 Kasım 2022 01:57

    Tahsin bey, yine isim vermemişsiniz. lütfen artık isim verinde bizi meraktan çıldırtmayın. sizi severek okuyorum ama isim vermeden yazdığınız yazılar için bence olumsuz görüş alıyorsunuz. tamam, iyi güzel yazılar yazıyorsunuz da neden isim vermiyorsunuz neden?

  • Hakikat | 18 Kasım 2022 01:32

    XXXXXXXXX yalaması git yala yönetimi

YAZARIN SON 5 YAZISI
27Oca

Şahin Talus ve garip sorular!

25Oca

Bu nasıl bir kahpeliktir?

23Oca
20Oca
18Oca

EKMEĞE ZAM GELİYOR